elişi kumaş çantalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elişi kumaş çantalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2010 Çarşamba

leyyanın feminen cadısı...


öncelikle belirtmeliyim ki  bir süredir yazdıgım 'bel fıtıgı günlüğü' tadındaki yazılarımı asla birileri bana acısın ,efendime söyliyim laf olsun bu günki postta böyle dolsun amacıyla yazmıyorum...hele hele reklam gibi bir gayem zinhar yok... zira gittigim hastaneler ve muayene oldugum doktorlarla hiç bir organik ya da inorganik bağım mevcut olmadıgı gibi çatır çatır faturalarını ödüyorum:)yine  kendisine muayene olupta ismini verdigim doktorların hiç biri için olumsuz bir niyet beslemiyorum. zira hepsi mesleğinin ehli insanlar.. hepsi kendi anlayışına göre bir tedavi metodu kullanıyor..bu da gayet doğal..ben hepsine minnettarım..şimdiii yazımın bundan sonrası benim gibi  eşekten düşmüş olanlar içindir:)resimler de hala eşeğinin sırtında güvenle yol alanlar için....


bu gün yine bacağımı yanıma alıp zırlaya zırlaya doktora gittim:)ortopedist doktorum prof dr mehmet tuncel kendisinin yapabileceği bir şey kalmadıgını , hiç bir iyileşme gerçekleşmediği için artık operasyonu düşünebileceğimizi söyleyip bizi hisar intercontinental hastanesine yönlendirdi...ben bu arada salya sümük arasında  başka doktor istememmmm!!!bunnar benimle oynuyorlarrr!!!götür beni kessinler biçsinler diye orta şiddette çemkiriyorum:)(ha bu ara eşime accip bi sabır geldi:))

neyse son bi istişare babında gittik hisar hastanesine...asansörden inmemle tekerlekli sandalyeye binmem bir oldu...hmm hizmet yerinde...neredeyse hiç bekletilmeden doktorun odasına alındım...bu da olumlu...doktor bey (bahadır ay) derhal muayeneye başladı ki şu ana dek hiç bu denli ayrıntılı bir muayeneden geçmedim doğrusu...gayet titiz bir muayenin ardından  bizzat bahadır bey  beni  kendi değimiyle 9.hariciye koğuşuna (acile:) götürdü...koluma bağlanan serum eşliğinde sanırım bir buçuk ,iki saat kadar yattım orada...ara ara doktorun ziyaretleriyle şenlendim:)gayet güler yüzü, doğal ve ilgili tavırları, artı edebiyat aşinalığı sayesinde iyi bir diyalog kuruldu aramızda...bu arada torbadaki serum azaldıkça bende gözle görülür bir düzelme başladı...içimden Alla Alla uyuşturucu filan mı veriyorlar bana nedir bu ağrıyı hissetmezlik filan diye de kurtlanmadım değil:)sonuçta neyse neydi ..bana öğlenden bu yana kendimi  kelebekler gibi uçuş uçuş hissettirdigi için keyfim yerinde..
MRlarımı inceleyen bahadır bey de ameliyata gerek olmadığını, istirahat +ilaç tedavisine devam etmemiz gerektigini söyledi.. olmadı fizik tedaviye başvurabilirmişiz...bu arada hopur zıpır atlayıp zıplayan ben artık dizlerimi bükerek filan eğiliyorum:)doktorun da dikkatini çekti ve doğru yolda oldugumu söyledi...
son durum bu..artık bi zaman okul mokul hakgetire tabii...

hisar intercon....... (ne alengirli isim böyle:) hastanesinin sgk ile sadece kardiyoloji alanında anlaşması varmış.diğer bütün tedaviler kapsam dışı..muyene için 110 tl,serum için 48 tl ödedik..ilaçlar da doğal olarak sgk kapsamına girmedi onlara da 25 tl civarı ödedik.bu arada yeşil reçeteli bir ilacım oldu:)dolayısıyla bir sonraki postun başlıgı da belli oldu:hapçı leyya:)))



 iğnelerle zor bela belimi doğrulttugum günlerde az az çalışıp tamamladıgım çantaları göreceksiniz bir süre daha...bu feminen cadı sevgili özgenin arkadaşlarına hediyesi olacak...umarım gülümseten bir hediye olur:)



24 Kasım 2010 Çarşamba

güzel bir gün...


 hani olur ya bazen sizi sevinçten havalara uçuracak gelişmeler yaşarsınız da , sonra birden bire korkmaya başlarsınız bu abartılı mutluluk hissiyatından..hani, hani eski türk filmlerindeki replikler gibi aynen:))
-çok mes'udum sewgilim..lakin korkuyorum bu kadar saadetten!!!(-s-harflerini lütfen dilinizin belini kırarak okuyunuz ki replik yerini bulsun:)
-nayırrr lütfiye nayır!!!korkma dombul kelebeemm!!!yanında ben oldukça hiçkimse saadetimizin tepesinde salkım söğüt misali gölge etmeye mavaffak nolamazz!!!(potansiyel var bende ha:)))



tmm konuya dönüyorum;bu gün öğleye doğru  sipariş ettiğim muhteşem ötesi güzel kumaşlarıma kavuştum...paketi alır almaz sürükleye sürükleye çatıya taşıdım...önce paketi bi araladım ,ayyy dokunamıyorum ,kıyamıyorum,bunlar benim mi inanamıyorum!!!yerlere saçılmış elmaslar, yakutlar,zebercetler görsem bu kadar sevinmem  herhalde.neyse bi iki ısınma hareketinden sonra nihayet hepsini yaydım etrafıma.Allahım yaaa olamaz böyle bişey(ler) her biri o kadar ayrı güzel ki hangisine baksam aklım ötekinde kalıyor...neyse ki hepsi benim artık:))kaç saat oldu hala gidip gelip bakıyorum ,elleyip mıncıklıyorum..

üstteki çanta yine sevgili tuba için dikildi.çok sevdiğim snoopy kumaşımı farklı bir tasarımda kullanmak hoşuma gitti.ebatları şuradaki gibi.




bunlar da geçende taslak halinde gördükleriniz...bu gün evdeydim , yarım yamalak ne kadar çanta varsa tamamladım iki saadet arasında:)


özellikle kilit noktasına dikkat çekmek isterim.bu tekniği ilk kez denedim.ayy bi zor ki anlatamam.çıtçıtın önü nereye bakacak astar , kapak hangi yöne dikilecek hala çözebilmiş değilim:))iki kez denedim ikisinde de ters oldu .sil baştan diktim:))


 ama çok güzel oldu kanımca:)


bunlar da astarımız ve hakiki deri parçalarından oluşturdugum çiçekler...




bu da aynı kumaşın her iki yönüyle kombine edilmiş clutch hali.her iki çantanın da astarlar kumaşları  ve ebatları aynı.elde taşımaya uygun olsun diye, genişlik 32 ,yükseklik 22 cm ölçülerinde  diktim.ila da sap isterim derseniz sap da ekleriz.nedir yani:))


dıdıdıdınnnn az sonra pasajdalar:)))

30 Ekim 2010 Cumartesi

leyya bag


 resimdeki kumaştan tamı tamına 15 metre almıştım yaz başında.durum böyle olunca onu sık sık göreceksiniz sanırsam:)üstelik beğenen yalnızca ben değilmişim ki tamamlanır tamamlanmaz uçup gitti.hem de çok güzel bir buluşmaya vesile olaraktan..resimdeki çanta  metal ve mor inek blogunun sahibesi sevgili tubanın artık..malum sayfasında istanbula geleceğini yazmıştı, durum böyle olunca biz de buluşalım dedik.cumartesi güzel bir sohbetin arasına bir de ümraniye kumaşçılar sokağını sıkıştırdık...cici mimi kumaşlar aldık...şu sınavlarım bi bitsin bakcam hepsinin icabına:))

pazartesi 3 sınavım var.yanağımda iki sivilce , üçüncüsü yolda:)çaylar kaaveler havada uçuşuyor...dişim apse yaptı yine...her tarafta kitaplar ,fotokopiler....bi de benim yazarak çalışmak gibi bir geleneğim var...hal böyle olunca battaniyem mahzun ben mahzun bakışıyoruz...herhalde seneye kışa ancak dolanırım ben ona:))


 konu mankenliğimi yapmaya razı olan sevgili kızıma sonsuz teşekkürler..(türkan şoray kanunlarını bile haltettirecek kanunları var:)


 bu çanta kalıbını pek sevdim.uğraştırıyor ama değdiğini düşünüyorum.daha bu kalıpla kesilmiş tamamlanmayı bekleyen üç beş çanta daha var .sınavlarım bi bitsin onların da icabına bakacağım:)bakılacak amma icap icat ettim kendime ya hu:))


astar seçimi sevgili tubadan tam not aldı .kendisi tasarımcı biliyorsunuz.hatta firmasının bir defilesinde benim diktiğim  ilk portföylerden birini kullanıp sevimli duygular yaşatmıştı bana :)

detay...

2 Nisan 2010 Cuma

nııııı hah hah hahhhhhhh!!!



 keşke sesli başlık kullanma şansımız olsaydı.çok iyi cadı takliti yaparım da ayıptır söylemesi:))napalım  siz herbiriniz içinizdeki cadıya yaptıracaksınız artık efekti:)bakın bakalım sesi gür çıkıyor mu?eh arada  o da lazım malum:)))hadi hepbirlikte:-nıııı hah hah hahhhhhh!!!!
çanta sevgili owl için tamamlandı.güle güle!!!kullan sevgili owl :))



neyse esas konuya giriyorum;sanırım bir ay içerisinde planlarımın içerisinde olan com uzantılı siteme geçiş yapabileceğim. .pek tanıdık olması hasebiyle yine bloggerla devam etmeyi düşünüyorum. belki sadece bir isim değişikliği olacak .bana şirin gelen, beni tam anlamıyla yansıttığına inandığım ve yine kızım da dahil olmak üzere yakın çevremden aldığım ''sen ne biçim edebiyatçısın!!! sayfa adın bile türkçe değil !!!!bıdı bıdı bıdı!!!!vıdı vıdı vıdı!!'' tarzında tepkilerden beni kurtaracağına inandığım bir site ismi buldum kendime.nı ha ha ha hiiç ısrar etmeyin söylemem:))ya biri çıkar da ..mazallah...

çantanın fiyat bilgisi için tık tık

19 Şubat 2010 Cuma

biten işler..başlayan işler...


mektupluğumuz bitti... umarım hep iyi haberler alırsın sevgili filiz abla:)

 

ekmekliğimizin sapını ekleyince o da  bitti gittiii.. ama sahibesi onu ekmeklik olarak kullanmaya kıyamayacak sanırım:)

 

etiketlerim geldi...her bi yere dikmek istiyorum:))
 
 

sevgili tuba için dikilen laptop elbisesi... pek bi damask oldu:))

 
bu da başlayan işlerden...bakalım bakalım nasıl bişeyler çıkacak:))
geçen hafta içerisinde atölyem bayağı bi hale yola girdi...iyi niyetleriyle sevincimi paylaşan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.inşllh çok daha güzeli sizin olur diyorum...

10 Ocak 2010 Pazar

öhüüm öhüüm leyya sunarr:))


portföylerin hepsi  bildiğiniz A4 kağıdı büyüklüğünde...

  burberry portföy a4 büyüklüğünde 24 te le

burberry clutch detay

sarı burberry  portföy 25 te le (a4 kağıdı büyüklüğünde)
 
 sarı burberry  portföy detay

etnik desenli portföy  25 te le (a4 büyüklüğünde)

etnik desenli portföy detay

etnik desenli portföy iç görünüm

mawii mawiii portföy  20 te le (A4 kağıdı büyüklüğünde)

mawi  portföy detay

bir hafta sonra finallerim başlıyor ama ben hiç finale gelmiş gibi hissetmiyorum.muhtemelen  uzatmalara kalacağım. bu dönem okul çekilmez oldu.16 yydan başlayıp 20 yy edebiyatına kadar olan 400 yıllık dönem insana 4 ayda öğretilir mi ya hu???içimden edebiyat ağacı çıkacak nerdeyse...tmm sustum namık kemal rüyama gelir mazallah:)))

3 Ocak 2010 Pazar

görsel-mania:))



hohhhh..ne yoruldum şu postu hazırlamak için.tam anlamıyla 'görsel-mania'kıvamında bir post oldu:))şu yanda duran gıcık detay (bi türlü alt kısma indiremedim de:))ve  hemen akabindeki kompozisyon    http://www.yiyorumbuyuyorum.com/  sayfasının sahibesi sevgili zümrüte ait.
  kalem kutusu da sevgili alex kaana :)



üstteki resimlerin hepsine ayrı ayrı açıklama yazmadım.bazıları yarın yolcu, bazıları daha bir süre benimle kalacaklar:)siz de bir leyya çantasına sahip olmak istiyorsanız, ilk adım olarak hangisini beğendiğinizi maille bana bildirmeniz yeterli.gerisi çocuk oyuncağı:))
 bu arada plastik manken kullanan arkadaşlara yorum kısmından yazmıştım;evimde laylon bile olsa benden başka kadına tahammül edemem diye,işte benim şaziment aynı zamanda kızım olur :))
 veee clutch çılgınlığı sürüyorrr:))

(biliyorum biliyorum resim kalitesini çok düşürmüşüm.piksel ayarlaması yaparken abarttım da:))