aplike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aplike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2012 Cuma

Afrikalı Kadınlar (Keçe Resimleme)


epey oldu bu çanta sahibesini bulalı.sipariş üzerine üretildi.daha evvel çalıştıgım aynı temalı modeli güncelledim biraz.




çatı katı atölyemden bir kuple paylaşayım istedim...üzerine bi araba laf ederdim ama acilen çıkmam gerekiyor.kaç gündür tereyağı olmadıgı için künefe malzemeleri dolapta bekleşip duruyor.eşimle şu saatte gidip tereyağı alacağız, akşama parti var:))

25 Mart 2012 Pazar

t shirt süslemece bölüm 2


kalan iki t shirtle birlikte sevgili Zümrüt'ün siparişi tamamlanmış oldu...bildiğim kadar onları çekimler sırasında kullancak.yayınlanınca paylaşırım yine sizinle.


önceki yayının yorum kısmında bir arkadaş nasıl yaptığım konusunda bilgi istemişti.bağışlayın yoğunluk nedeniyle aşama aşama fotograflayamadım.ama kelime kelime anlatabilirimmmm:)



şimdiii;önce figürlere karar verdik birlikte .çok mu baştan aldım acaba?neyse devam:)kalıplar çıkartıldı, kumaşlara sabun marifetiyle çizildi ve kesildiler.fazlalık vererek kesmiştim aslında, ama girinti çıkıntıları içe kıvırmak güzel sonuç vermeyince fazlalıkları kestim ve çift taraflı yapışan tela kullandım.benim kullandığım tela amerikadan ithal .bizdeki gibi baklava dilimleri şeklinde değil ,deliksiz, dilimsiz ,dümdüz bişey.mt fiyatı 15 dolar.yerli tela ile de ilk fırsatta bir deneme yapmak istiyorum .penye dokulu t shirte kumaş aplike etmek istiyorsanız, kesinlikle  çift taraflı yapışan telayı kulanmalısınız.es geçerseniz penye kumaşınız esneyecek, dokuları ayrılacak sonuç sizi memnun etmeyecektir.ütü ile yapıştırma sonrasında sıkı bir şekilde aplike dikişiyle geçtim kenarlardan.çileklerde keçe kullandım.yapıştırma olayına girmedim,sadece dikiş geçtim kenarlardan ...budur:)

bu arada yeni bir seri üzerinde çalıştım son bir kaç gündür.ilk ürünler hiç fenama gelmediler...görmek isterseniz buyrun.

kalınız sağlıcakla...

19 Mart 2012 Pazartesi

t-shirt süslemece


çanta çanta nereye kadar!!!diyebilecek okurlarım için, ayda yılda  bir de olsa böyle haberler yayınlama fırsatını çok seviyorum.bana bu fırsatı veren yiyorum büyüyorum sayfasının sahibesi sevgili Zümrüt'e de hasseten teşekkürlerimi gönderiyorum.evvelce de Zümrüt için çeşitli örtüler ve ekmek torbaları hazırlamıştım.üreten insanlara karşı gösterdiği alaka ve anlayış nedeniyle onunla çalışmak gerçekten büyük keyif.


dediğim gibi ,bu t-shirtler sevgili Zümrüt için süslendiler.sırada iki tane daha var.etsy siparişlerimi tamamlar tamamlamaz onları da hazırlayıp sizinle paylaşcağım.




Zümrüt için daha evvel tasarladığım ekmek torbalarını burada ve burada
bebek oyun örtülerini de burada ve burada görebilirsiniz.
kalınız sağlıcakla...

27 Şubat 2012 Pazartesi

baykuş aplikeli hobo çantalar


o kadar çok seviyorum ki baykuşları, boş kaldığım her fırsatta hemencik owlinka serisine yeni  üyeler katıyorum:)bunlar tamamlanmış en son baykuş aplikeli çantalar. sırada 3 tane daha var tamamlanmayı bekleyen.ikisi aynı temalı biri farklı bir baykuş ailesi...


astarımız da kelebekli...

notalı kumaşlarımı da sizinle paylaşmayı unutmuşum bak!!!cıx cıx!!!onları edineli bir aydan fazla zaman oldu,ilk gördüğüm anda yine hayalimde şişko göbekli baykuşlar uçuşmaya başladı...bir çeşit dejavu yani:)bir kumaşı gördüğümde şayet baykuş temasıyla bağlantı kurmuşsa bilinçaltım, o kumaşı gayriihtiyari satın alıyor,eve gelince elimdeki işi bir kenara bırakıp mutlaka baykuş formu veriyor,nihayet aplikesini tamamlayınca  rahat hissediyorum...bunlar da öyle oldular,tamamlanmaları vakit aldı tabii...




hatırlarsanız bu baykuşlarda kullandığım kumaş için de benzer şeyler yazmıştım:)


içimizde üç adet iç cep var...



notalı kumaşı da tepedekiyle birlikte almıştım.hikayesi aynı..


çantanın ana kumaşı olan kot kumaş plastikimsi bir malzemeyle kaplanmış.böylece su geçirmezlik özelliği kazanmış.ee iyi de olmuş:)




bu ikizler tüvit kumaşa aplike edildi,üst taraftaki yeşil de öyle.gözlerdeki ışığa özellikle dikkat çekmek isterim yalnız:)astarı da bordo renkli keten kumaştan. ancak  çekim esnasında unutmuşum hernasılsa..




toplu görünüm fotografı ve çantaların ebatları hakkında fikir versin için bir de kızımın konu mankenliğinde çekilmiş bir fotograf daha ekleyip gidiyorum...


gidiyorum dediğim aslında şu atv'deki son dizisini izlemeye devam ediyorum anlamında:)her ne kadar rast geldiğim zamanlarda izlemeye çalışıyorsam da, bu dizi hakkında hiçbir fikir sahibi olamadım henüz.bana ilk gençlik yıllarımda birbirimizi sinir krizine sokmak adına anlatıp bir türlü bitiremediğimiz  'kırmızı benekli pinpon topu ' hikayesini ya da 'sofi'nin dünyası' nı hatırlatıyor...haa!!sanırım beni en çok çeken şeylerden biri de dizideki kadın oyuncunun kullandığı son model bmw jip...mini cooper bile yalan oldu gözümde  o derece...

23 Şubat 2012 Perşembe

ice lover yeniden



ice lover sevgili edanın bir arkadaşı için doğum günü hediyesi olmak üzere yeniden çalışıldı ve çoktaan yeni sahibine ulaştı...bir nevi  ''biz çıkalım kerevetine'' olayı  yani...


bu ara elimdeki siparişleri tamamlayıp vaye butik için yeni bir seri hazırlama aşamasındayım.bu kez sadece onlara özel kumaşlarla çalışacağım için hazırlanacak çantalara ancak butik aracılığıyla sahip olabileceksiniz.dilerseniz etek ve pabuçlarıyla birlikte hem de...gerçekten başdöndürücü güzellikle kumaşlarla çalışacağım için zevkten 4x4 modundayım:)

yarın gravür desenli istanbul kumaşının galata kısmından çalıştıgım bir messenger çantayı tamamlayacağım.vee yine yarın bu dönemin ilk okul etkinliğini gerçekleştireceğim.millet vizelere hazırlanırken ben harcımı henüz yatırdım ve hiç derse katılmadım .(sorumsuz örenci profili:).mezun olabilmem için önümde sadece eğitim ilke ve yöntemleri dersi kaldı.onun da zevkli bir ders olabileceği konusunda ciddi önyargılarım var gerçi 6. hissi külliyen iptal biri olarak yanılırsam hiç şaşırmayacağım:)

şimdilik kalınız sağlıcakla...

8 Nisan 2011 Cuma

baykuş sürüsü (part 3)


öykkkkk şarjım bitiyorr.gidip yukarıdan fiş neyin almayım şimdi.bu baykuşcanlar da böyle gelsinler:)hem zaten yazsam ne yazacağım ki.mız mız  mız:))



içim elvermedi:)sabah sporu babında teeee!!!yukarıya çıkıp aldım şarj ünitesini:))(yeaaah şimdilerde böyle )artık doya doya yazabilirim.bu sabah doktorum programını izlerken avuç avuç yuttuğum ağrıkesicilerin sair organlarıma sandığımdan çok daha fazla zarar verdigini öğrendim yaa, bugünden itibaren  rutin ilaçlarımı dahi  almamaya karar verdim.son bir ayda  beslenme niyetine ağrıkesici ve kasgevşetici yiyorum handeyse:)bugünden itibaren endorfin salgılarımı arttırmaya karar verdim.sen şimdiye kadar neredeydin be doktor!!!

bykuşlara geliyorum,bu takımı siyah yünlü dokuma kumaş üzerine aplike ettim.kumaşın ön tarafı hafif tüylü arkası ise el dokuması görünümünde idi ,el dokuması görüntüsünü sevdigimden arka tarafını kullandım zemin olarak.aplikede ise görüldüğü üzre cotton  kumaşlar ve keçeler kullandım.baykuşun beden kısmının kenarlarını kıvırarak, aplike dikişi yerine bildiginiz el dikişi yöntemiyle diktim.aplikeye boğmak istemedim açıkcası:) göbek kısmındaki beyaz keçelerin atrafına da bir iyilik düşünüyorum,bakalım:)

evettt.şimdilik budur...şu sıra üzerinde çalıştıgım baykuşcan pek çocuksu ,komik bişey :)denim (kot) kumaş üzerine lacivert ve kırmızı puantiyeli cotton kumaşlarla tasarlandı,keçelerle zenginleştirildi.onunla tanışınca göreceksiniz içimdeki kız çocugunun bana neler yaptırmaya kadir olduğunu:))baykuşlardan doymuş olmalıyım ki şimdi kafamda başka şeyler dönüp dolaşıyor.yine çalışmaktan büyük keyif aldıgım farklı bir temanın versiyonları gözlerimin önünden geçip geçip beni tahrik ediyor :)du bakalım.....

22 Mart 2011 Salı

best model of the leyya


model kızımız huzurlarınızda...çok emek gerektiren bir çalışma olmasına rağmen çalışırken en çok keyif aldıgım model oldugunu itiraf etmeliyim...


kol kısımlarını nasıl aplike ettigimi soranlar olmuştu...bu detay sizin için efem...bilhassa sihirli makas için ...


bu da  profilden....


sevgili pelinin ricası  üzerine ilk kez fermuar olayına girdim.aman ya Rabbiiiiii!!!onu oraya ne hallerle diktigimi anlatmayacağım..(denemek isteyenlerin hevesini kaçırmamak adına)doğal olarak çok profesyonelce oldugunu iddia etmeyeceğim.sadece şu kadarını söyleyebilirim iyi ders oldu bana...bi daha hiç bilmedigim bişey için ''tabiii yapmaya çalışırım'' demeyeceğim mesela:))))


polka bu kez astar oldu...


işte böyleeee...bir çalışma daha bitti gitti işte...güzel günlerde kullanmanı diliyorum sevgili pelin...

7 Mart 2011 Pazartesi

kız kıza


şu engellemeler yüzünden ne tat kaldı ne tuz...500ün altına düşmeyen günlük ziyaretçi sayım şimdi çift hanelerde sürünüyor.hay onlardan da Allah razı olsun ..yoksa yazı filan yazasım yok.bu akşam bir aralık bloğuma girmek istediğimde o mahkeme duvarı gibin yazıyı görünce dumura uğradım.dnslerle oynayıp girmeyi başadım en nihayet..yani benim gibi fukara da dns ayarıyla oynamayı öğrendiyse şuraya yazıyorum üç vakte kalmaz biz Türkler uzayda çekirdek çitleriz:))))

yine bugün alt kat sakinim bana ulaşamadıgı için:))bloğumu ziyaret etmek isteyince  o meş'um yazıyı görmüş ve benden bilmiş!!!ciddi anlamda suç işledigimi düşünmüş!!!benim gibi munis,benim gibi cici,mimi,lokum ,benim gibi tatlı patates!!!artı yine benim gibi mütevazi!!bir kadının...pehh!!!şimdi ben de gidip  konu komşuya beni rezil edenler hakkında tazminat davası mı açayım ...


neyse ,sevgili serabın ablası için istedigi çantanın tamamlanmış hali de budur...acilen teslim etmem gerektiginden resimlerde pek detaya giremedim...oyy bacağım çok acıyor yine...bu bel fıtıgı  hiç geçmezmi ya hu...benim gibi oturdugu yerde bile durmayıp kıpraşan insanlar için ne büyük bir imtihandır bu...neyse...neredeyse sabah olacak,daha çocuklar okula gönderilecek ,ortalık toparlanacak,paketler hazırlanacak,kargoya uğranıp okula gidilecek,bulunabilinirse derse girilecek,not fişleri için imza toplanacak,hocalardan azar işitilecek...(yok yok aksiyon yok..sınavlarını verdigim derslerin  fişleri öğrenci işlerine teslim edilmediginden, onları toparlamakta bana kaldı:))dönüşte çocuklar alınıp eve gelinecek,yemek pişirilecek ve kimbilir hesapta olmayan daha ne işler çıkacak...azcık uyuyayım da büyüyeyim:)

3 Mart 2011 Perşembe

kız kıza


kız kıza olmak gibisi yoktur...hoç genellikle tek takılsam da, nadiren de olsa kız kıza gezmişliğim vardır..sayısı üçü beşi geçmediginden hepsi tatlı birer anı olarak beyminde saklı :)son bir kaç yıldır arkadaşlarımı evlerinde ziyaretlerim bile o kadar az ki.hiii!!!hemen bir kaç gün içinde  hatçemi ziyarete gitmeliyim,pek yalnız kaldım epeydir..

bu cici kızlar sevgili serabın ablasına doğum günü hediyesi olacaklar demiştim...çanta üzerinde tabii:)(öğğğkkk espri:))neyse tamamlandırlar ,gittiler bile...umarım gülümseten bir hediye olmuştur:)çanta resimleri makinemde ...üşendim yüklemeye,onlar da yarın inşllh...


cici mimi lokum ayçam bana bu güzel ödülü  layık görmüş.ödülsüzlükten kırıldığım şu sıralarda ilaç gibi geldi:)kendisine çok teşekkür ediyor dağıtım faslına geçiyorum...hmmmmm....blogspotun başının yine dertte oldugu şu süreçte sayfamı ziyaret etmeyi başarabilen tüm blogcu arkadaşlarıma  hediye ediyorum ben de....hörmetler efem...

28 Şubat 2011 Pazartesi

denemeler...denemeler...denemeler....


sevgili serap, ablasının doğumgünü için benden kızlar alışverişte temalı bir çanta yapmamı istedi...her ne kadar  zevkime bıraksa da, bir kaç deneme yapıp danışmadan başlayamadım...gördüğünüz ve göreceğiniz taslaklar bu amaçla kesilip doğranmıştır..



kırpık kutumda bulabildiğim cep mep parçalarını kullandım...onun için böyle damalı eşşek gibi oldular..


bu da nice adamlar gördüm ayagında  pabuç yok,nice pabuçlar gördüm üzerinde adam yok gibi bişey oldu..cixxx!!!aslında olmadı.tmm 'orko' diyelim bunlara:)hani vardı ya , he-man'in tepesinde uçuşup ,bikbikbik konuşan bi tip..devrelerim bilirler:)



sevgili serap tercihini bundan yana yaptı...başlayalım bakalım...

son olarak malumunuz Prof. Dr Necmeddin Erbakan Rahmeti-i Rahman'a kavuştu...kendisine Allahtan rahmet, tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.

30 Aralık 2010 Perşembe

vaka vaka


bu gün canım pek sıkılıyor...bi yanım kak gidelim  derken, öte yanım otur oturdugun yerde modunda..çekiştiriliyorum içten içe:) canım etnik kıyafetler giyinmiş afrikalı kadın aplikeleri yapmak istiyor..sonra onlardan çanta dikmek ... iyi de çanta modeli konusunda kararsızım....kapaklı modeller denemek istiyorum mesela...acaba nasıl olur???aslında şu an içinde bulundugum ruh hali bana çok yabancı ...şu saatte son derece yorgun,bayagı bi uykulu,kararsız ama aynı amanda iştiyaklı...bi tuhaf!!!döner yemek istiyorum ama dönmesin istiyorum ya da   vazgeçtim!!! durdurun dünyayı inecek var gibi bi ruh haleti ..şu an karşımda derya baykal ipekçi şalvarını tarif ediyor...midem bulanıyor..yok şalvardan değil, sanırsam ilaçlardan...aslında divitinden bi şalvar dikip giyinebilirim.evde tabii, dışarıda  marjinal görünmeyi tercih etmem açıkcası..yok,  şişko olurum ben şalvarla, dalga geçer çocuklar...çocuklar demişken bu gün onlara mercimek köftesiyle kıymalı ve peynirli börek sözüm var...kıyma demişken geçtiğimiz kurban bayramından bu yana kıymayı evde yapıyorum ...

moulinexin resimdeki modelini kullanıyorum ve gayet memnunum şimdilik... çalışırken çok gürültü çıkarıyor ama  onu kusurdan saymıyorum çünkü ben de çok gürültülüyümdür:)

resimdeki çanta yine sevgili  özgenin başka bir arkadaşına hediyesi olacak...umarım bu da sahibesini gülümsetir:)

20 Aralık 2010 Pazartesi

9.hariciye koğuşu:)


 ohh ağrı kesicilerimi içiyorum ...güzelleşiyorum:))gerçi biraz bulantı yapıyorlar ama  olsun.bu arada bloğum  giderek 9.hariciye koğuşu formatına bürünmeye başladı.. çıkmak gerek bu psikolojiden..

hıh daha önemli bişey yazacaktım ben;her bi yandan üzerime yağan iyi niyetli yorumların ve mesajların etkisiyle ameliyata gerek bile kalmayacağına inandım bu gün:)her birinize tek tek gelip teşekkür edemedim bağışlayın ...buradan toplu teşekkürümü kabul edin lütfen..


kendisini azcık iyi hisseden leyya ne yapar??tabii ki söz verdiği siparişleri yetiştirmeye çabalar..  çalışma üslubumu biraz değiştirerek kendimi hırpalamadan çalışmanın yolunu buldum .aslında bunu biliyordum daa yerlere yayılıp çalışma zevkimden geçemiyordum...şimdi artık  masa başında  çalışıyorum.. maalesef  döner koltuğum  ve kızıl peruğum eksik..onları da tamamlayınca içimde kalan o sahneyi  çekmeme kimse mani olamayacak!!!
hani kadın ahdeder, bi zamanlar kendisini  horlayıp terkeden sevgilisinin şirketini satın alır..(bu satınalmanın ne yolla olduğunun pek bi ehemmiyeti yoktur..bi şekilde işte:))bu arada herif dibe vurmuştur...eski makamına gelir (o da bi şekilde işte:)) ...masasına şirketin yeni sahibesi çöreklenmiştir...malumunuz kadın döner koltukta ,sırtı duvara dönük oturmaktadır ve saçlar kıpkızıldır...evvela sırtı dönük halde bi güzel aşağılar herifi  veee aniden döner koltuk döner!!!tabi o zamanlar bu koltuklar sadece dönerdi..şimdi masaj yapanı,hatta acil durumlarda üstünden fırlatanı bile var:)aynı sahneyi bu versiyonlarıyla hayal edin..çok fantastik  di mi:))
neyse işte ben de kızıl peruğumda kendi etrafımda bi kaç tur atıp eşime diyeceğim ki:

-nevet ben ya ben!!!hani yıllar evvel bi damla kemiğe muhtac olan o zavallı kadın!!!senden istemiştim de vermemiştin.!!!


                                              

resimdeki kedi&köpek ikilisi  ikizbebeklerimin sahibesi  sevgili özge için tasarlandı..özgecim de henüz çanta dikmeye başladığım zamanlardan bu yana bana destek olan isimlerden biridir.onun için ilk defa sanırım bu çantayı tasarlamıştım.başka çalışmalar da yaptım yine onun için ama hangileriydi hatırlayamıyorum.sırada bir de cadı var yine..bu seferki pek alımlı bişey oldu.cadılar tavan yaptı bu ara benden söylemesi:))

16 Aralık 2010 Perşembe

hastane günlüğü ve cadı (nııaah hah hah haaaaa:)

anneciiimmm ne acılar varmış dünyada demek istiyorum..malumunuz evvelki gün teşhis süreci için başlangıç yapacağımı yazmıştım...sabah uyandım hastaneye [ echomar ] gideceğim için ağrı kesici almadım.vayyyy sen misin almayan..nasıl bir acı anlatamam,ısrarla dayandım ama:)yani azından bekleme salonuna kadar.işte tam orda orada koptu benim kaytanlar artık.muayeneye 5 dakka kala damlalar süzülmeye başladı yanaklarımdan.sakla sakla nereye kadar.  zaten önce sulu sepken başlayan yaşlar iki dakkada sağanağa dönüştü:)etraftaki hastalar kendilerini bırakıp bana acımaya başladılar yazık..hosteslerin yardımıyla doktorun(op.dr.Ayhan Kara) odasına girdim ama zırlamaktan bişey anlatamıyorum kiii:))neyse güç bela uzandım yataga adam sağ bacağımı kaldırıp indiriyo ama ben diyemiyorum ki ağrıyan sol bacağım:))o kısmını da eşim halletti sağolsun...doktor sol bacağımı kaldırıp ayak parmaklarımla elini etmemi istedi.ne mümkün.. yok dedi...hiç güç kalmamış...acilen önce acile,ardından MRa gönderdi..koridorda  bekleyen hastaların arasından bir acıma seliyle acile doğru yollandım...onca acının üzerine bi de acilde yedigim  voltaren ve diazem iğnelerinin acısı da eklendi mi bi güzel..ohh krem dö la krem oldum mu iyicene:))kendimi yerlere atmak istiyorum o derece yani:))tmm kabul ben acıya pek de dayanıklı değilim ama bu öyle böyle bişey değil yani...
          neyse bacağımı da aldık yanımıza  MRa gittik.Allahım!!!o da ayrı bi gezegen...o diazemi almamış olsaydım beni kimseler sokamazdı herhalde o kabir gibi şeyin içine:)girerken bi baktım sağa sola ı ıh dedim buraya göz açık girilmez!!!sımsıkı yumdum gözlerimi ...içimdeki ses çok uğraştı gözlerimi açmam için ama ısrarla dinlemedim onu:)sanki bi açarsam kıyametleri koparırım gibi geldi:)ne kadar sürdü bilmiyorum..tek bildiğim ezberimde çok az dua varmış...ben de bildiklerimi defalarca okudum...sonra altımdaki şey hareket etmeye başladı...sanki çık çık bitmiyor:)en nihayetinde ağrı kesici ve diazemin etkisiyle eve döndüm...kafayı koyduğum gibi yatmışım...MR sonucunu bu akşam alıp yarın yeniden doktora gideceğiz...bu sefer karizmayı çizdirmemek için kesinlikle ağrı kesicimi alıp gidecdeğim tabii ki:)
hertürlü bilgiyi yazacağımı söylemiştim öyle de yapıyorum:
eşim bağkur emeklisi.. faydalanalım dedik..zaten şükürler olsun ki ailecek pek de ciddi anlamda hastaneye ihtiyacımız olmadı şimdiye kadar ,o nedenle prosedürünü de bilmiyorduk...eski usul vedikleri karneleri aldık gittik,işe yaramıyormuş onlar artık:)hastane linki yukarıda vardı.doktor ise eşimin zaman zaman takibettiği sağlık programlarından ismini duydugu op.dr.ayhan kara.mütevazi tavırları eşimin hoşuna gitmiş..göz yaşlarımın arasından görebildigim kadarıyla evet mütevazi bi havası vardı:)) ücret olarak: 2 iğne için 24 tl,muayene için 60 tl, MR içi 100 tl ödedik..bunlar sgk anlaşması çerçevesindeki fiyatlarmış..şimdilik aktaracaklarım bu kadar.don't cry for me argentina eşliğinde .....


nereyeeeee daha cadı vardı...konsepte de pek uygun düştü hani:))