matruşka aplikesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
matruşka aplikesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2012 Çarşamba

eğlenceli çantalar serisi (matruşkalı)


bugün işi keyfimin kahyasına devredip ,haydi bakalım ne istiyorsan onu yap dedim,o da böyle bir çanta dikmeyi tercih etti.arada onun da gönlünü hoş etmek gerekiyor :)


aaa!Zülüfer'le tanışmadınız siz değil mi?nihayet kavuştuk.her ne kadar hayallerimde beyaz renkli, terzi mankeni formatında bir Zülüfer var idiyse de kısmetimizde bu varmış şimdilik.gardrobumda artık içine giremedigim ancak vaz da geçemedigim vintage kıvamına gelmiş kıyafetleri ona tahsis ettim.


çantada kullandıgım  kumaşları azıcık dikiş nakışla ilgilenen herkes tanıyacaktır.işte sık sık rastladığınız bu kumaşlara ben de böyle bir yorum getirdim kendimce.

capcanlı bir yaz çantası oldu.her iki tarafında aynı kumaşlarla oluşturulmuş farklı kombinasyonlar  denedim.tabiri caiz ise iki yüzlü,düzeltiyorum,iki yönlü bir çanta oldu.minik bir dokunuşla farklı iki çanta hissini verecek:)


işte böyle...bu arda okul bitti.ama durun, onunla ilgili hislerimi başka bir gün detaylı olarak paylaşacağım inşşlh.


amma çok resim yüklemişim...her araya iki satır yazacağım diye kendimi paralıyorum:)




ve mutlu son...henüz satış sitelerine eklemedim bunu da diğer pek çok çantalar gibi.ilgilenenler leyyabags@gmail.com a yazabilirler.

kalınız sağlıcakla...

12 Şubat 2012 Pazar

anadolu matruşkaları yeniden...


iki resim arasındaki farkı bulunuz gibi berbat ötesi bir espriyle giriş yapmak geldi içimden:)bir de bişey sormak istiyorum ;bu ferdi tayfura ne olmuşş???ne alaka ya da nereden aklına geldi diyenler olacaktır mutlaka.gecenin kör vaktinde bir tv kanalının magazin programında denk geldi diyeyim...hernekadar müzik anlayışımda hiç bir kategoriye denk gelmese de cebren çok dinlemişliğim var pek çoklarınız gibi...

neyse ne demeye geldim, ne diyorum!!!ne diyeceğimi de unuttum zaten:)...işte ben böyleyim bu günlerde...beni mazur görün lütfen.ama size söyleyecek çok güzel şeyleri olan bir arkadaş tanıdım  geçtiğimiz hafta...sizi ona bağlıyorum,bense her cumartesi gecesinde oldugu gibi makinemin başında sabahlamaya gidiyorum.kalınız sağlıcakla...

eklemedir uzun konak ekleme:ferdi tayfurun yüzünde meydana gelen asimetriden bahsetmiştim.sevgili selcen yazmış yüz felci geçirdiğini.onu en son gördüğümde necla nazırı evden kovup mağdur etmesi ile gündemdeydi...ondan evvel de memleketinde bırakıp bir daha ilgilenmedigi eski eşi ve oğlunun mağduriyetleri ile...eh yani...yorum yok!!!

8 Haziran 2011 Çarşamba

bi dolu güzellik...


 geçtigimiz günlerde minik bir tatilden bahsetmiştim.hani kilyos ve sarıyer fiyaskosunun ardından mecburi istikameti köyümüz olan:)işte o günlerde elimde makinem, bahçede gezinirken çektiklerimi yükledim pcye az evvel...ayıptır söylemesi tamıtamına 768 kare fotograf çekmişim...yüklenmesi ,düzenlenmesi resmen ömür törpüsü oldu...o kadar emek sarfetmişken sizinle de paylaşmak istedim...korkmayın!!!768ini birden değil tabii:))

üsttekiler taa geçen sonbahardan bu yana terasta asılı duran acı biber tohumları...cildimde olumsuz etkileri  olmasa şu halde bile yiyebilirdim onları:)


divitin yatak örtüsünü hatırlar mısınız?esas kızı diktikten sonra yoğunluktan dolayı elyaf ve astarla birlikte yorganlama işini ertelemiştim..giderken gerekli malzemeleri toparlayıp atıverdim bagaja. köyde elişim o oldu...bu güzelliğin hatırına akşamları yerlerde debelenip durdum:)yorganlama dikişi hayli ilerledi,gidince devam edip bitirmeyi planlıyorum.


 yabani sümbül,görüntü çok güzel ama koku dayanılmaz:))


kahvaltıda soğanla kavrulup ,yumurtayla zenginleştikten sonra afiyetle yenen kazayağı otu da yine bahçeden toplandı...


hangimiz küçüklüğümüzde ona pufffflayıp, havaya savruluşunu zevkle izlemedik ki:)




bu güzellikler daha bu hafta çilek kılığına girebildiler ancak...biz de doya doya yedik...


bu da köydeki kedimiz:)adı yok,ama olsaydı kesin geveze filan olurdu.hayatımda onun kadar geveze bir kedi görmedim yeminle.bir miyavlamaya başladı mı öldür Allah susmuyor...bu kış musallat olmuş bizim bahçeye...rahat etmiş olmalı ki eşim her haftasonu haberlerini getiriyor bize.gidince guruyla nasıl geçinecekler bilmem gaari:)


sustuğu zamanlarda pek şirin ama...







bizim guru...boş vakitlerinde bahçeye giren öteki kedilere racon kestiğinden burnunun üzerinde daima çizikler var.ama yakışıyor kerataya:)tam bir avcı kedi.ameliyattan bir hafta sonraydı,ben bahçede gezinmeye çalışırken o da bana eşlik ederken, sebebini anlayamadıgım bir şekilde bacağıma saldırdı.bağır çağır zor kurtuldum pençelerinden:))ardından eve kaçmaya çalıştım, o benden evvel kapının önünde bitti...çekil diyorum , gırrr!!! yapıp kafa tutuyor...o sıralar eğilemedigim için ayağımla iteklemeye çalıştım, bir daha pençeleriyle sarıldı bileğime:)ben çığlık çığlığa imdat isterken, eşim kapıyı açıp bunu fena halde haşladı:)merdivenlerden bi inişi vardı kii...aradan iki dakika geçmeden arka bahçede bir gürültü koptu...onlarca karga tepemizde deli gibi dönüyor, bağırıyorlardı...aşağıya bir bakarsın kiiii bu saldırgan guru, karganın tekini yakalamış yerlerde sürüklüyor.zavallı karga can havliyle kurtulmaya çabalıyor...bağır çağır bıraktırdık... karga da sersem sersem uçup gitti....o gün bu gündür tırsıyorum bu kediden:)hala anlamış değilim o gün bana neden saldırdığını...


kapanışı sevgili eda için diktiğim anadolu matruşkalarıyla yapalım bakalım...

29 Nisan 2011 Cuma

divitin matruşkalar


uzun aralar veriyorum değil mi?farkındayım:)hala eskisi kadar seri hareket edebilme kabiliyetime kavuşmuş değilim doğrusu.ameliyatın üzerinden neredeyse iki hafta geçti, günbegün toparlanıyorum ama yeteri kadar olamadım daha:)tvlerde adı sık sık anılan  mikroskopik cerrahi yöntemi bana uymadı maalesef... bu nedenle açık ameliyat olmak durumunda kaldım.bu hafta başında bandajım açılınca, 15-20 cm civarında bir kesik açılmak suretiyle karpuz gibi yarılmış olduğumu gördüm:)bandaj demişken pansuman olayı da neredeyse tarihe karışmış.ameliyat sonrasında sadece bir kez pansuman yapıldı.eve dönerken su geçirmeyen bir bandajla yara kapatıldı.1 hafta sonra doktorum zımbalarımı çıkartmak üzere  çağırdıgında da bu bandaj çıkartılıp zımbalarım (dikiş yok artık..zımba var:) alındı ,yine bir fısfısla yaramın etrafı steril hale getirildi.bu fısfısta yaranın hava ve suyla temasını kesiyormuş bir süreliğine...böylece pazartesiden bu yana bandajsız mandajsız dolanıyorum işte..



tmmmmm...matruşkalara geliyorum ...eskisi kadar seri olmasam da, elim boş kaldığında eskisinden ziyade sıkılıyorum..bu cici matruşkalar da yine bir hafakan baskınında ortaya çıktılar.en yakınımdaki malzemeler divitinler ,matruşka ve baykuş kalıpları oldugundan onlarla çalışarak özlem gidermek durumundayım.tam olarak dikiş makinesine oturacak kıvama da gelemedigimden her fırsatta aplike yapıp duruyorum:)


matruşkaların ardından yine denim kumaşa, yine çift baykuş aplikesi yaptım.onu da yakın zamanda paylaşmak umuduyla  hepinize hayırlı cumalar diliyor ve çekiliyorum...





21 Nisan 2011 Perşembe

anadolu matruşkaları:)


merhaba yeniden..

 nihayet geçtiğimiz cuma günü sabah saatlerinde belfıtıgı ve disk kayması nedeniyle geçirdigim ameliyat üzerine çalışmalarıma birazcık ara vermek durumunda kaldım.bu aralık bir süre daha devam edecek gibi görünüyor...aman sürsün:)doğrusu son dönemde çektigim sıkıntıların ardından yeniden doğmuş gibi hissediyor ve bu şevk halinin tadını çıkarmak istiyorum..şükürler olsun başarılı bir operasyonun ardından tüm ağrılarımdan kurtuldum.şimdilerde en büyük eğlencem ,çelik korsemle birlikte yeniden yürümeyi öğrenen bebekler gibi  badi badi yürüyüş egzersizleri yapmak.ameliyat öncesinde vücudum 90 derecelik dik açıya dönmüştü,şimdi yeniden 180 derecelik açıya kavuştum:) ameliyat sürecini biraz daha toparlandıktan sonra  detaylarıyla yazmak istiyorum. bel fıtıgı , disk kayması ya da benim gibi her iki sorunu birarada yaşayanlara belki faydası dokunur düşüncesindeyim.

son yazılarımda matruşka aplikeleri yaptıgımdan bahsetmiş,yayınlama fırsatı bulamadan kendimi hastanede bulmuştum.iyi  de olmuş,görselsiz yazı yazmayı sevmedigim için bana da malzeme çıktı...

bu arada, iyi dilekleriyle iyileşme sürecimi hızlandırdıklarına inandığım tüm blog arkadaşlarıma bir kez daha  teşekkürlerimi gönderiyorum.sağolun varolun...

26 Şubat 2009 Perşembe

matruşka çanta

matrushka

kısa sap

matrushka

uzun sap hali..daha _de ve _den hali vardı da sıkmayayım sizi:)