taslak çalışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taslak çalışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2011 Pazartesi

yeni kumaşlarım ve keçe çiçeklerim


evettt geçtiğimiz hafta başından bu yana sabırsızlıkla beklediğim kumaşlarım geldiler.pek mes'udum bi defa:)bundan böyle kumaş çeşitlerimi sizinle adına yakışır bir şekilde çulçaputaşkına adlı bloğumdan paylaşacağım.istanbul temalı kumaşın devamını ve diğer kumaşları görmeniz için sizi çulçaputşkına'ya  yönlendiriyorum.satın almayı arzu ettikeriniz olursa bana herzamanki gibi  mailimden ulaşabilirsiniz.


geliyorum yeni projelereeee...çiçek olayı fena halde sardı beni.ithal kumaşların cazibesine kapıldım kapılalı keçelerimle oynamayı bırakmıştım handeyse.sesiberin güzel çiçekleri ve kelebekleriyle çalışırken kendimden de birşeyler yapayım istedim ve haftasonu bu güzellikler çıktı ortaya.aslında bir versiyonu daha vardı bu çiçeğin ama unumuşum resimlemeyi:)nasılsa gelecek günlerde pek çok versiyonuyla daha karşılaşacaksınız diye erteledim çekim olayını...



yıldız çiçeği geçtiğimiz yaz mıydı ,evvelkinde miydi kullanmıştım aslında.sevgili zümrütün bir arkadaşına hediyesi olan clutch çantayı süslemişlerdi renk renk..ancak onu da paylaşamamıştım sizinle...(yeaa her yaptığımı göremiyorsunuz aslında .bir itiraf:))

bu kez hakiki yün keçelerle çalıştım aynı çiçeği.irice yaptım ve kahverengi kaşe clutchın kaapağını süsledim.doymadım sonra uyumlu renklerden ipliklerle birer de kenar dikişi geçtim elde.bu kenar dikişi olayını da pek sevdim.şu an proje aşamasında olan bir kaç çantada daha kullanacağım.


upsss!!!işte bunlara bayılıyorum her daim.model benim ilk keçe çiçek çalışmalarımdan.bu kez turkuaz laci ve beyaz kombinledim.çok sevdim bunu da.kalıpları  henüz çanta dikmeye başladığım zamanlarda sevgili miss çileğin bana hediye ettiği  çanta  modelleri ve dikimi konulu çok güzel bir  yabancı kaynaktan çıkartmıştım.kitabımı hala zevkle karıştırıyorum ara ara bir kez daha teşekkürler sevgili miss çilek.bloğunu ve  şahsını tarif için kelime bulmakta zorlanıyorum.üretken,son derece doğal ve başarılı bir bayan diyeyim ben, siz gerisini  bloğunu ziyaretiniz esnasında tamamlayın...


bunlar da  son projelerimin numuneleri.ayhhh şu sıra seçtiğim renklerle başım dertte .gidip gidip en zor renkleri seçiyorum.aslında makinemin iyi olmasına ve  güneşli günlere rağmen  renklerin güzelliğini yansıtamıyorum ya fotograflarda, pek müteessir oluyorum.geçtiğimiz günlerde sevgili tuba ile de aynı şeyi konuştuk.senin ürünlerinin güzelliği  tam anlamıyla yansımıyor fotograflara dedi tubacım da.olsun şu haliyle dahi beğenen,beğenmekle kalmayıp omzuna takan tüm leyya bags severlere  bir kez daha teşekkürlerimi göndermek istedim bu şartlar altında nedense:))

ayyy bir  kaç da duyurum var.(bak unuttum yine neydiler:)

hıh ilki evos angels dergisiyle bir söyleşi hazırlığı yapıyoruz.sorular çok güzel ben  de elimden geldigince (ki hiç zorlanmadım:)samimiyetle cevapladım.şimdilik link vermiyorum çünkü kasım ayı kapağında en tiksindigim kadınlardan birinin fotografı var (ay ayy kapris de yaparmış leyya:))neyse ki bizim söyleşi aralık sayısında yer alacak.(hiii ona da tutup lale devrindeki o solucanı koyarlarsa öğğkk yani:))

ikincisi  tam da doğumgünümde etsy'de ilk çantam satıldı.pek mutlu oldum ilk olması hasebiyle...

üçüncü duyurum özel arkadaşlar...siz kapayın gözlerinizi bakim:)sevgili DİLARA BASER KONTİS mailinize geri dönüyorum, ancak bir problem var , yanıt mailim üç kez bana geri döndü.sanırım farklı bir hesaptan mail yazarsanız sağlıklı bir iletişime geçebileceğiz.selamlar.

15 Kasım 2011 Salı

eldivenli çanta (olacak inşllh:)



söz verdim yaaa illa zor olacak yayınlaması:)boğazım ağrıyor fena halde.hemen gidip sıcak bişeyler içeyim.


19 Eylül 2011 Pazartesi

nihayet miss turkey...


bilmem hatırlayanınız var mıdır, bundan 6 yıl evvel başlayan blogculuk geçmişimin çıkış noktası geleneksel sanatlarımızdan ebru ile olmuştu.boy boy ebrularımı yayınlamıştım ilk olarak...sonra yemek tarifleri girdi işin içine ardından münyatürlerimi paylaştım bir süre..çantalarım da hemen hep vardı:)geçen sürede geleneksel sanatlara olan ilgim hiç azalmadı ama onlara ayırdıgım süre için aynı şeyi söyleyemeyeceğim maalesef.bu günlerde müthiş bir tekne açma isteği  depreşti bende.ilk fırsatta teknemi açıp  bir iki gün bol bol ebru yapmak istiyorum.zaten kitre de şu havada en  fazla iki gün dayanabilir.
işteee ben bu özlem içerisindeyken geçtigimiz gecelerden birinde hep aklımın bir köşesinde varolan  bir çalışmanın da ilk adımını attım nihayet..gördüğünüz hanım kızımız genellikle minyatür çerçevelerinde rastlaştığınız rakkaselerden biri.daha çook eksiği var elbet .başlığı,saçları, kemeri ,pabuçları ilh...aslına bakılırsa onu sadece çıkarttığım kalıbı denemek için kesip doğradım .istediğim sonuca ulaştıgım için de yayınladım..(bu arada aydingerim bitti, gittim mutfaktaki fırın kağıtlarına dadandım:)sanırım pek çok versiyonuyla resimlenmiş bir çok leyya çantası göreceksiniz ilerleyen zamanlarda..

son olarak,bugün başlayan yeni eğitim öğretim yılımız hayırlı olsun diyor,hepinize sevgilerimi gönderiyorum...

18 Eylül 2011 Pazar

hallere devam:) baykuş soyutlaması


hal eklerine gösterdiğiniz ilgi beni pek bi gaza getirdi:)dağıttım kendimi dün gece.bekleyen sipariş sahipleri beni bağışlasınlar ne olur...kumaşlarla keçelerle oynamayı o kadar özlemişim ki, kes doğra doyamadım bir türlü.yine yeni bir yapılacaklar dosyası hazırladım kendime...sıra sıra paylaşacağım sizlerle inşllh..

hıh bir de ilgililerine bir kitap önerisinde bulunmak isterim.Hasan Latif Sarıyüce'den ''Evime Dönüyorum''.yıllar evvel oğlum 3-4 yaşlarındayken ona okudugum ve 11 yaşına geldigi şu günlerde bu kez birlikte okuyup bitirdiğimiz kitap.bir yolculuk esnasında evinden çoook uzaklarda kaybolan bir kedinin 4 ay zarfında evine dönüş macerasını konu alıyor.bu süreçte sergilediği cesaret,fedakarlık ve sabır çocuklar üzerinde oldukça etkili olacak türden.ayrıca Anadolu kültürü ve coğrafyası hakkında da gayet doyurucu bilgiler kazanmış olacaklar.biz ikinci kez çok güzel duygularla kapattık kitabımızın kapağını...sizin de aynı duygularla kapatacağınızdan eminim.

hepinize iyi pazarlar diliyor ve siparişlerimi yetiştirebilmek için atölyeme ışınlanıyorum..

17 Eylül 2011 Cumartesi

yalın haller...


süpersonik güzel bir çalışmanın yalın hali...


veee -e hali:))

gelecek hallerde görüşmek üzere...

16 Eylül 2011 Cuma

elektro gitarlı çöp kız


geçenlerde (epeyce geçenlerde:)bir mail aldım... flickr sayfamdan alınma bir kaç çanta modeli vardı ekinde, işte bunlardan birini istiyorum diyordu sevgili esra...resimlere bakınca hem şaşırdım hem de mutlu oldum.ikisi neredeyse benim bile diktiğimi unuttuğum ürünlerdi.bu arada uzun zamandır kullanmadığım bir de flickr hesabım oldugunu da hatırladım :)

en nihayet giratcı çöp kız modelinde karar kıldı esra..ben de sıvadım kolları...bu arada biz mailleşmeye devam ediyoruz... yavaş yavaş neyi farkettik biliyor musunuz?önce aynı okulda okuduğumuzu ..ee daha ... bölümlerimizin aynı koridorda olduğunu...ee daha daha...bu dönem aynı hocadan aynı eğitim dersini alacağımızı:))))tevafukun bu kadarı....



bunları da geçende uğradığım bi kumaşçıda gördüm ..bücür fırat gibi'' bişi yaparım ben bunla kiii!!!''deyip aldım geldim ama  akabinde de  derde kaldım iyi mi!!!napsam ben bunlarla kiii:)

hahhhhh bir de önemli bir sorunum var aslındaaa...kimi arkadaşların( ki onlar yorum kutucugunu alttan katışıklı mıdır ne, o türden kullananlardır) sayfalarına yorum yazamıyorum!!!blogger hesabımın onların sayfasına erişimi yokmuş  muş...şimdiye kadar nasıl erişiyordum bilemiyorum ama hernasılsa artık erişemiyorum...var mı nedenini açıklayabilecek kimseler..

şimdilik budur...yarın görüşmek ümidiyle...

6 Nisan 2011 Çarşamba

baykuş sürüsü (part 1)


bugün size kucak dolusu sevgilerini gönderen baykuşumla merhaba diyorum:)


bunun ve diğer baykuşların kalıplarını geçtigimiz yaz, ramazan ayında kesip kazırlamıştım.hep aklımın bir köşesinde olmalarına ragmen kalıpların çoğunu kullanmaya fırsat bulamadım... taa ki şu istirahat günlerine kadar...gördüğünüz, üzerinde en son çalıştıgım baykuş.ondan evvel ablaları vardı ama öyle sevgi dolu bir duruşu var ki bekletmeye kıyamadım..dikiş olayına giremeyip, sadece akşamları iyi hissedince oturdugum yerde dinlene dinlene çalışabildigim için , sıkıldıkça kesip doğrayıp duruyorum:).ameliyattan sonra inşllh hepsini yavaş yavaş dikip bitireceğimi umudediyorum.ameliyat dedim di mi!!!evet evet beklediğim o noktaya geldim nihayet...hem belfıtıgı, hem de disk kaymasından ötürü malumunuz...hatırlarsanız yazmıştım kayan kemiklerimin arasına ne koymayı önerdigini...zinhar kabul etmiyorum..neremden alacaksa alsın, bana yine benim kemiğimi eklesin düşüncesindeyim... eşim cuma günü için herşeyi ayarlamış olsa da, ben kararlı bir şekilde pazartesine erteleme niyetindeyim.abdestimle, duamla girmek istiyorum o soğuk odaya...dünyanın bin türlü hali var...


bu resimdeki şaşkaloz da şu anki ruh halimi yansıtan prototipim..daha sırada üç beş baykuş daha var...ben gidene kadar bu sıkıntıyla onları düzineye tamamlarım bence:)

15 Mart 2011 Salı

biiisürü güzellik işte:)


haftasonu puantiyeli kumaş bakmaya gitmiştim...yaprak ve pop art temalı kumaşları görünce dayanamadım ,onlardan da aldım..pop art çok az kalmıştı maalesef..


dün gece dellendim...aldım kumaşları önüme, pop arttan başladımmmm...


hal böyleyken ne zamandır kesip doğramak istediklerimi  de çıkardım aradan... fırsat buldukça oturup dikmesi kaldı...


cancan oğlum iki gündür grip nedeniyle evde istirahat ediyor...bitkin,iştahsız,sümüklü bişey oldu:)bugün doktora götürdüm...dönüşte bana bu çiçeği yapmış:))

28 Şubat 2011 Pazartesi

denemeler...denemeler...denemeler....


sevgili serap, ablasının doğumgünü için benden kızlar alışverişte temalı bir çanta yapmamı istedi...her ne kadar  zevkime bıraksa da, bir kaç deneme yapıp danışmadan başlayamadım...gördüğünüz ve göreceğiniz taslaklar bu amaçla kesilip doğranmıştır..



kırpık kutumda bulabildiğim cep mep parçalarını kullandım...onun için böyle damalı eşşek gibi oldular..


bu da nice adamlar gördüm ayagında  pabuç yok,nice pabuçlar gördüm üzerinde adam yok gibi bişey oldu..cixxx!!!aslında olmadı.tmm 'orko' diyelim bunlara:)hani vardı ya , he-man'in tepesinde uçuşup ,bikbikbik konuşan bi tip..devrelerim bilirler:)



sevgili serap tercihini bundan yana yaptı...başlayalım bakalım...

son olarak malumunuz Prof. Dr Necmeddin Erbakan Rahmeti-i Rahman'a kavuştu...kendisine Allahtan rahmet, tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.

23 Ocak 2011 Pazar

misss gibi elbezleri (part 2)


delinin tekiyim...su katılmamışından cinsinden hem de...hilafsız:))


iki gün mü oldu sevgili missle bu konuyu konuştuğumuz...kızcağız acelesi yok dedi..sen sınavlarına çalış dedi...finallerin bitince başlarsın dedi...


sabır mefhumu yok bende..bu akşam çul çaput sergimi oturma odasına açtım.bi  gözümle yahşi cazibeyi izlerken ötekiyle bunları doğradım..keşke üç beş gözüm daha mı olsaydı ne:)yeri gelmişken belirtmeliyim;hayatta en sevmediğim üç şeyden ilki peker pekmezin karısı,ikincisi son bölümde peydah olan o keman yayı düşmanı ,kırmızı fistanlı kadın...üçüncüsü...eee...şeyyy...üçüncüsüüüü, en sevmediğim üç şeyi hiç bi zaman bi araya getirememek:))ama var yaa şuraya yazıyorum..eğer o kadın bi bölüm daha oynarsa kesinlikle dizinin dibe vurduğunun resmidir .böylelikle tvde izledigim iki diziden biri elenecek...bessat komser, peker pekmezi dövecek:)zaten bizdeki komedilerin kaderidir bu..uzadıkça gübreye sardırırlar...


gerçi o sinirrr,gıccıııkkk,uyuuuzzz kırmızılı kadın tiplemesi olmasa belki de bu güzellikler çıkmayacaktı ortaya..ilerleyen zamanlarda kimileri fistolarla kimileri sutaşlarıyla kimileri de el dikişleriyle şenlenecekler..siz de mutlaka deneyin bu güzelliklerden bence,mutfağınızı el bezi cennetine çevirin, olmaz mı:)


gördüğünüz gibi alına moruna bakmadım,kırpıntı kutumdakileri bile kullanmaktan kaçınmadım:)


hatta bu gibi en sevdiğim, bu yüzden de kesmeye kıyamadığım kumaşlarımı bile kestim doğradım:..niyeyse kendimi hannibal  lecter gibin hissetim bu ''doğradım'' lafzını  kullanınca:)bi taa demiycem...


şimdilik bu...ama daha bunun part 3ü 4ü 5ü !!! var sırada...

bir de  duyuru var; blogger arkadaşımız sevgili mor inek akıllara ziyan bir  kiler boşaltmaca faaliyetine girişti...çılgınlar gibi kumaş dağıtıyor:)bakın bakalım haksız mıyım!!!

19 Ocak 2011 Çarşamba

paramparça:))


sanırım beni en iyi bu tarz resimler ifade ediyor...özetlemek gerekirse.tam tamına 40 yaşımdayım...yapmak istediğim bi ton şey var..bunları gerçekleştirecek ikmalim var ama zaman yok...iki çocugum var, aslında biri çocukluktan çıktı..hatta aslında o hiç çocuk olmadı :))1o yaşındaki oğlumsa görünüşe göre annesinin yolunu benimsedi... hiç büyümeyecek:)hala bilfiil mektebe devam ediyorum...hala sınav kaygısı yaşıyor, ergenlikte çıkaramadığım sivilcelerimle şimdi sınav dönemlerimde yüzleşiyorum...şu yaşımda gece saat üçlere ,dörtlere kadar yatağımda kitaplarla ,ders notlarıyla cebelleşiyorum...aklım fikrim dikiş malzemelerinin arasında dolaşırken ve gözlüğüm burnumun direğindeyken sızıp kalıyorum...eşim...o ayrı bi gezegen..yani bana göre:))düzen,intizam,akıl,fikir,vakar,feraset en önemlisi sabır...ne arasan var...öyle olmasa bana gösterdiği tahammül sık sık sınırları aşar ,taşardı...buna mukabil geç ısınan insanların iklimi nasıldır bilirsiniz:)...Allah başımızdan eksik etmesin (amin)...öte yandan kadim dostlarım var ...yani an itibarıyle var-dı diyebileceğim...ne toplantılar kaldı ne dost sohbetleri...bensiz devam ediyorlar şimdilerde...dolup taşan masalar etrafında safaya devam ederlerken onlar , ben derslikten ya da kantinde tost kemirirken ,gönül dolusu özlemle anıyorum kendilerini:)ne acı!!ne acı!!!ne ıstırap!!!(bunlar gırtlağıma kadar dolduğum tanzimat romanlarından:)bi de dil dersleri var beynimi yok yok!!ömrümü kemiren...Allahım yaaa nefret nefret nefrettt!!!hele etimoloji kısmı külliyyen nefret!!!hasılı bu çantalar gibi paramparça,yarım yangalak bir halet içerisindeyim...(bayağı bayağı edebiyatcı olmuşum haa:)))


tepedeki haritalı kumaş var yaa o aslında renkleri cırtlak olmamakla birlikte bu kadar silik solukta değil. mavisinde de olduğu gibi nedense rengini resme yansıtmıyor...göründüğünden daha belirgin aslında renkleri...snoopy de oldukça ilgi gördü...bir adet de hobo tipini çalıştım.bitti...gelecek günlerde paylaşılmayı bekliyor..

14 Ocak 2011 Cuma

alışveriş-mania-lar


bu kadar alışveriş manyaaa çalışınca delleniyor adam...gidip kumaş alasım geldi bak:)


 taslaklar sevgili eda için hazırlandı...kızlar  hafiften balık etine kaçmış görünüyorlar değil mi:))pay vererek kestim kalıplarını da ondan...kenarların atması ihtimaline karşı kıvırma  payı bıraktım.


ehem öhüm yeni bi çekim modu kefşettim dee..gündüz gözüyle nepnet bi gece ortamı yakaladım:)

9 Ocak 2011 Pazar

nostaljik pazar


aslında bu gün afrikalı kızın günüydü ,ama gün içinde etrafı kurcalarken görüp hasret giderdigim minyatürlerim aklımı çeldi..şu okul mevzusu ortaya çıkmazdan evvel canı gönülden devam ettiğim minyatür kursunda yaptığım çalışmalar bunlar.büyük çoğunlugunda hocam sevgili Aynur Göksu  hanımefendinin fırça izleri var ..ama ben de elimden geleni ardıma komadım hani ya:)sadece okul nedeniyle yarıda kalmış bir faaliyet benim için münyatür,geniş zamanlarda devam etmeyi düşündüğüm...

ilk iki minyatürün konusu farabi ve öğrencileri..ilkini hocamla birlikte kursta çaışmıştım,ikincisini tamamen kendi başıma ..ama henüz tamamlanmamış,sonraki minyatürlerin bazıları da öyle:)


bir moğol askeri...


matrakçı nasuh'un minyatür eserinden birebir kopya.şehrin adı mahruse-i tetimme idi sanırsam..


 yine hocamın yardımıyla çalışılmış ebruli  laleler..


bu tamamen kendi çalışmam...yanlış hatırlamıyorsam bir medrese ya da kervansaraydı...


bu ilk minyatür çalışmam...eski Amid... yani Diyarbakır ...


bu da bir çiçek kolajı... hocamın desteğiyle ama yine de boyarken oldukça zorlanmıştım...


bu güzel çiçek yine minyatür kursunda tanışma şerefine erdiğim kursiyerlerden ,değerli M.Yavuz Salt bey'in eseri...bizzat kendi sergisinden almıştım...kısmi  olarak Yavuz beyin hediyesi de denebilir.. 


son olarak bu da bugünki ben...kızımın değimiyle tehlike anında ilk kurtarılacaklar listesi:))

3 Ocak 2011 Pazartesi

kara kıta aşkı


kara kıtanın kadınları bende hep saygı uyandırmıştır..sanki zerafetin, sanki bilgeliğin, sanki asaletin simgesiymişler gibime geliyor...seviyorum ben bu siyah kadınları işte...hal böyle olunca onlarla ilgili çalışmaların kalıbı, kesimi ve aplikesi bi gecede bitiveriyor...ama çanta haline gelmesi o kadar kolay değil .bu kızı kapaklı çanta modelinde kullanmayı düşünüyorum.kahve kaşmir kumaşla bej kombinasyonu var kafamda...bakalım artık...


sineksekizden sipariş ettigim ürün etiketlerim geleli epey oldu aslında.henüz paylaşabiliyorum...

24 Aralık 2010 Cuma

cadı leyya!!!


önceki doktorun verdiği ilaçların midemi bulandırıp ağrıtmaktan başka bi ekisi kalmadı maalesef.son iki gündür  alın götürün beni kesssinler biçsinler!!!n'olacaksa olsun!!! yeter ki şu acım dinsin diye ciyaklayıp duruyordum.ameliyat fikrine kesinlikle karşı olan sevgili eşim bu gün beni başka bi hastaneye,başka bi doktora götürdü...orda da rahat durmadım:)topal eşek gibi danışmanın önünde dolanıp  herkesin başının etini yidim.bu kez gittiğimiz doktor bir ortopedist...tesadüf adamı da içerde alçı yaparken gördü mü..başladım bik bik ötmeye..bu herif kırıkçı çıkıkçı ne anlar benim derdimden...bak iki saattir bekliyoruz içeri alan yok..benim bu gün semayla randevum var ,geç kalıyorum çabuk al beni götür!!!ben burasını hiç sevmedim!!!(bunlar eşime)..ne kadar sürer bu alçı işi???nasıl bilmezsin!! sen doktorun yardımcısı değil misin?ne biçim asistansın!!!(bu doktorun yardımcısına)hemşireee ayakta duramıyorum beni uzanabileceğim bi yere götür...nası yani nası boş yatak olmaz acilde???benim uzanmam lazım oturamıyorum da zaten!!!ne biçimsiniz siz beaaa!!!(bunlar acil hemşiresine)benim adım hiç mustafaya benziyor mu???hösstttt!!!(bu da adımı  mustafa ...... diye  kaydeden danışma görevlisine:))

yani anlayacağınız yukardaki cadı beni görse iptal olurdu o derece:))demek ki neymiş; acı çekerken ben ben olmaktan çıkıyormuşum:))

neyse en nihayet doktorun odasına girdik...adam profesör...bizim komşunun taviyesiyle gitmişiz meğer:)MRlarımı inceledi...muayene etti...iki iğne bi ağrıkesici verdi...biraz da nasihat ;
2 kilodan fazla yük yok
hiç eğilmeyeceksin.çömeleceksin(sen pabuca değil pabuç sana gelecek:)
yana dönmeyeceksin
arabada kasislere dikkat (sanki arabam kalmışta:)
daima dik duracaksın
bol bol istirahat(tabi iki hafta sonra nenemin finalleri başıyor:)
ameliyata gerek yok!!!(buyur burdan yak!!!)