1 hafta önce
siyam kedisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siyam kedisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Eylül 2013 Pazar
örgü olayina girdim !
bu ara orguye sardirdim.soyle oldu aslinda tam olarak,3 yildir ordugum battaniyemin finali icin beyaz ip almaya gitmiştim gecende bu guzel renkleri görünce dayanamayip alıverdim.hal böyle olunca benim battaniye yalan oldu tabii.
bu modelde karar kıldım. hem basit hem de sevimli geldi bana.artik kac yil boyunca örerim Allah-u alem .
bu da günah keçisi :)yine renklerin cazibesine kapılarak örmeye başlamıştım tam finalde kuma geldi üzerine.
kasimda 1 yil olacak kediyle birlikte yaşamaya başlayalı .çok mutluyuz biz ailemize katıldığı için umarım o da mutludur bizimle olmaktan.tek sorun oglana hala bir isim bulamamış olmamız. iki cocugumun da daha dünyaya gelmeden çifter çifter isimleri hazirdi ama buna bir isim yakistiramadim gitti ,bekliyoruz bakalim.orijinal fikirlere acigim bu arada
Haydi kapanışı da bu muzurla yapalim madem. ..herkese çok selam
21 Ocak 2013 Pazartesi
bol resimli az yazılı ,sahibinden yormayan post !
Merhabalarr.çok feci halde yoğunluk var bu ara.yanii geniş geniş zamanlarda blogunu ellemeyen bana ne olduysa şu dar vakitlerde blog güncelleme aşkına tutuldum.neyse ne, hazır hevesim kursagima kacmamisken değerlendirmekte fayda mülahaza ediyorum .tebbi yaaa boşuna mi dirsek curuttum su yaşımda okul siralarinda.tebbi mülahaza edeceğim:-)
Ana fikrimiz yok bugün.şefin önerisi ortaya karışık bir post . tepedeki canta yine ke ce üzerine baski.kadim dostuma doğum günü hediyesi oldu.25 yillik dostluğumuz süresince ona verdigim ikinci doğumgünü hediyesi:-):-) işte benim dostluk anlayışım.sık sık özellikle facebook uzerinden ' leyya seninle tanışmak,dost olmak istiyorum' diyenlere ithaf ediyorum bi kaç cümle evvelki bilgileri:-)işte leyyanin gerçek yüzü budur canlarim.pis cimriiii :-)
Bir sürü isle birden uğraşıyorum bugünlerde.dünyaya gelmeleri beklenen minik bebekler için oyun örtüleri dikiyorum.tıpkı eski günlerdeki gibi:-)
Üstteki Yaman alttaki Ilke beyler icin.daha epey isleri var tabii.
Tüylü bamyam en büyük yardımcım.bana sağladığı mutluluk ve huzura paha bicilemez.
Snoopy yine hobo çanta olup Ingiltereye uçacak.
Kirmizi daha dogrusu nar çiçeği kizimiz da messenger çanta oldu.
Etiketler:
bebek aksesuarları,
desenli keçe,
kirkyama,
leyya bag's,
patchwork,
siyam kedisi,
snoopykece
17 Ocak 2013 Perşembe
dinininimmmmm! mutlu son ve en yeni cici cantalarim.
Bunlar da ikinci güzel haber.tarife hacet var mi bilmem :-)kapaklari sevgili Özgür keçe üzerine baskı yaptı benim için.simdilik sadece bir adet dikebildim sarisindan ama bastirdigim diğer tüm kapaklar rezerve edildi Leyya çantaları sevenler tarafindan.Edinmek isteyenlerin ikinci baskıyı beklemeleri gerekiyor.
Işte böyle.blogu sık guncellemiyoruz ama boşta durmuyoruz caanim izleyici:-)şaka bi yana inanin karnimi bile direksiyon basinda kemirdigim simit pogaca hatta ekmeğin burnuyla doyuruyorum çok zaman.hep bir koşuşturma ,birilerini birşeyleri biryerlere yetiştirme telasindayim.her yeni ayda bu ay daha sakin olacağım dedikçe daha beter yogunlasiyorum.tmm iyidir hoştur boş durmamak ama 42 oldum yanii.ne vakit topuklularimi giyinip salinacagim ...hiç bilemiyorum:-)
3 Ocak 2013 Perşembe
özüme döndüm
Tmm,topuklu iyi hoş ama fitratima uymuyor Allah uymuyor işte.Özüme döndüm ve üzerinde güvende hissedecegim pabuclar aldim kendime.n'apiim ben böyleyim:-)Üsküdar'da Marcatelli adinda bir magazadan aldim.evvelce de alisveris yaptigim bir magaza,hiç pisman olmadım.guzel de indirim yaptilar sagolsunlar:-)
Buyrun bir kara delik de bu kumaş tutkusu.ey ama siz söyleyin, insan bunu görür de edinmezse dert sahibi olur mu olmaz mı?
Tüylü bamyamla birlikte üretimine dün basladigimiz kendimize özel kumaslarimizin kalite kontrolünü yapiyoruz:-)calismaya devam kararı aldık.
2 Ocak 2013 Çarşamba
baykuşlu stencillar buldummm!
Fırsat buldukça farklı modeller dikmeye çalışıyorum.bu çantada kullandığım kumaş çok hoş yalnız.bir tarafı yumus yumus tüylü diger tarafı deri.henüz tamamlanmadi.üst kisma fermuar eklenecek.hem uzun hem de kısa el saplari filan falan işte...
Çok cici stencillar buldum bugün.hemen denedim tabiî.ilk denemeler çok olumlu değil ama sokecegim bu işi kısa zamanda insllh:-)
O artık postlarin demirbaşı.her hali öyle sevimli ki günün yarısında elimde kamerayla pesindeyim.Gurumuzu da ihmâl etmiyoruz tabii,o bizim ilk göz agrimiz .
Etiketler:
baykuşlu stencil,
el yapımı kumaş çanta,
leyya bag's,
siyam kedisi
30 Aralık 2012 Pazar
Leyya!Ah Leyya!
aouvvvv!ne çok zaman olmuş ben buralara uğramayalı.vallahi facebook ve instagram yüzünden oluyor hep böyle.paylaşımın çok daha pratik yollarını bulmuş elin oğlu ben n'apıyım ! bir vakitler blogumun izleyici sayısı yerlerde sürünürken ,bir gün 1500lere gelebilirsem sokakta bana bulaşanlara bile 'bana bak banaaaa! sen benim kim olduğumu biliyor musunn!'diyeceğim sanırdım :) ama hiç de öyle olmadı nedense...hala kendi halinde, gariban blogger olmaktan başka bir blogumun oldugunu ben bile zaman zaman unutur oldum.neyseeee ama neler oldu bu süre zarfında neler yanii.toplaşın bakalım,hepsini tek tek anlatacağım...
önce lise son sınıf öğrencisi cancan kızım sayesinde tabletli oldum .okulun kendisine verdiği tableti biricik annesine hediye etti cancanım.epey zaman kullanmakta güçlük çektim.günlerce vızıldayıp durdum, ben bu aleti kullanamıyorum diye.o kadar ki google sayfasını açıp, arama çubuguna google yazacak kadar acemilik dönemi geçirdim:)facebook kullanmakta çok sıkıntılıydı.instagram helee zühre yıldızı kadar uzaktı :) sonra sonra öğrendim kii bu programları ana menüye indirmek lazımmış.g-mailimi ,facebooku,instagramı,twiterı indiriyorsunuz...ulaşım son derece basit oluyor.daha güzeli hesaplarınıza gelen bildirimler diiit dittt sinyaliyle anında size bildiriliyor.(acaba bu sinyal sesi değiştirilebiliyor mu? bak şimdi.beyziiiiii!çabbuk gell!:)neyse ...aynı aletle fotograf çekiyor,istediginiz hesabınıza ekleyebiliyorsunuz.türlü türlü de efektler var yanısıra...işte bu nedenle fotograf makinemden ayrı düştüm ama sanırım bu hevesi atlattıktan sonra yeniden onu boynuma asarım.bu resimler dosyadaki son resimler ,bundan sonrakiler tabletle çekilmiş daha düşük kaliteli resimler olacak muhtemelen.şimdiden afınıza sığınıyorum.işte böyle teknolojiyi sonradan sonradan keşfedince buldumcuk olunuyormuş efem :)
çantalar bildiginiz kumaşların farklı bölgeleriyle çalışılmış messenger tipler.isteyenler detayları emeksensin ve etsy hesaplarımda görebilirler .uffff bu ay korkunç bir yoğunluk oldu.özellikle etsy aracılıgıyla artan siparişlere bir de buradan kıramadıklarım eklenince tam anlamıyla atölye kuşu oldum.kes, doğra, dik ,paketle,kargoya yetiştir...vallahi canım çıktı.son bir kaç gündür hafif bir tatil moduna girdim...ama kesmekten ve dikmekten uzak kalamıyorum yine de .ara ara atölyeme çıkıp en yeni kumaşlarla taslaklar dikip yığıyorum üstüste.
oooo!!! bombayı sona sakladımm:)gördüğünüz bu güzellik artık bizimle yaşıyor.maalesef sokaga terkedilmiş , kendisini bulan üniversite öğrencisi sevgili Buket ,facebook aracılığıyla onu sahiplenecek birini araken denk geldik birbirimize.Buket epey zorladı beni sahiplenme sürecinde.hatta bir ara artık 'bu kız bu kediyi bana vermeyecek!'diye içlenmeye başladım.meğer samimiyetimi ölçüyormuş :)neyse tüm sınavlardan alnımın akıyla çıkınca vermeyi kabul etti...bu kez de bir öğrendim kii Buket İstanbulun bir ucunda ,ben diğerinde...haydaaa.geceler boyu planlar döşedim:)en sonunda bir salı günü sabah herkes işine gücüne gittikten sonra düştüm yollara.ilk kez metroya bindim.o da ayrı bir macera oldu.kendi akbilimi okul bitince anahtarlarımla birlikte kaybettim.yıllar evvel eşimin elinde başka bi akbil görmüştüm,evi tırım tırım arayıp onu buldum ama metroda kullanılıp kullanılmadıgını filan hiç bilmiyorum:)dolu mudur boş mudur onu da...neyse Allahtan düşünmüşler de metronun yanına gişe koymuşlar:))doldurdum onu her ihtimale karşı,metro vızır vızır işliyormuş ayy.hiç beklemeden atladım birine.gideceğim yer İstanbul'un sınırı bana göre Edirne filan yanii...bi yandan tırsıyorum,evde kimsenin haberi yok, bi kedi uğruna düşmüşüm yollara ,daha önce hiç tek başıma gitmedigim kadar uzak ve yabancı bir yere gidiyorum.üstelik hiç tanımadıgım biriyle buluşacağım ..ya gittigim yer ıssız bir yerse ya tek bayan gelmezse..ya yanında biri varsa.ya bunlar eteri burnuma dayayıp beni hall ederseler:)daha ne senaryolar dönüyor kafamda...bi deee sanıyorum ki burdan bindigim metrodan hoop Büyükçekmecede ineceğim...ay sen bi baktım 10 dakika sonra bütün yolcular iniyorlar...hadi canım B.çekmeceye gelmiş olamayız bura nere filan oldum.meğersem aktarma diye bişey varmış...sordum birine de öğrendim.gittim başka bi duraktan başka bi metroya bindim.daha da inmem sanıyorum ama öyle değilmiş işte:)kaç kez indim bindim hatırlamıyorum... ikinci binişimde du şu kızı arayayım da o da hazırlansın dedim ,aldım teli elime ,aradım numarayı, ahadaranzaaaa!!!!tel arama yapmıyor!sen bürodan telefon faturamı ödemeyin,telefonum da aramaya kapansın.yaşadıgım dehşeti anlatamam yeminle.nan ben şimdi ne halt etcem !!!bi an 'durdurun metroyu inecek varrrr' diye bağırasım bile geldi Allah sizi inandırsın:)neyse toparladım biraz ,baktım yanımda iki genç kız .dedim yavrularım, durum böyleyken böyle,şu ablanıza bi telefon verin .sağolsun verdi teki. biraz toparlamışım yaa ,teli de almışım , ''o kedi buraya gelecekkk!'' moduna bağladım yeniden.konuştuk Buket'le , ona da dedim benim durum budur.sağolsun her 10 dakikada bir aradı beni...neyse efendimm az gittim uz gittim dere tepe düz gittim en nihayet metrodan sonra bir de kısa otobüs seyahatinden sonra vardım menzile.elimde kedi puseti ,şaşkın şaşkın etrafa bakınırken sevgili Buket buldu beni,oturduk biryerde iki çay içtik,ben sabırsızım tabii kediyi görmek için.Buket onu pusetten çıkarttı bu öyle terdirgin öyle korkak kii,kafayı gömd Buketin göğsüne ben yüzünü görebilmek için agucuklar bugucuklar yaptıkça bu iyice gömüyor kafayı kızın göğsüne.sanırsın utangaç bir bebek :)o haline resmen aşık oldum ben bunun.yarım saat kadar oturduktan sonra Buket onu pusete yerleştirdi,öpüştük ,ayrıldık...yeniden aktarmalı yollara revan oldum.dönüşte bazı güzergahlar korkunç kalabalıktı,bu sıkıldı tabii pusetin içinde,bir de yabancı bir insanevladı (ben) ikinin biri deliklerden bucaklardan ona bakmaya çalışıyor,dellendi iyice.miyavv da miyavv,tırnaklarını deliklerden çıkartıp kurtulmaya çalışıyor...oğlum dur, oğlum sus diye diye güç bela döndüm.bir de ağırrrr.1.5-2 yaşlarındaymış veterinerin dedigine göre.neysee aldım geldim bunu eve yaa bu sefer de evdeki macera başladı..efendim ben bunu evde kedi istemeyen eşime rağmen gizli gizli gidip aldım getirdim...o da ayrı bir olaylar örgüsü ama yoruldum inanın yazarken.ikinci bölümü sonraki yazılarımda anlatırım.
hıı bu arada tmm uzun bir ara vermiş olabilirim ama şu yazı rahat rahat 6 aylık açığı kapatır kanımca:)hatta bölüm bölüm okuyun bence,yorulmazsınız.(böyle de düşünürüm ben okurlarımı:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























