1 hafta önce
26 Kasım 2012 Pazartesi
gördün mü 42 oldummm
sabah beri ağzımda bu nakarat 'iyi ki doğdumm , gördün mü 42 oldumm'...bilsem gerisini de söyleyeceğim ama nerdee... bir şarkıyı, bir şiiri hatta en merak ettiğim filmi bile başından sonuna dinlemek,ezberlemek ya da izlemek gibi bir sabrım yok ki.bildiginiz hiperaktivite sendromunun en bariz özellikleri bunlar .42 oldum ,bedenim artık zihni fonksiyonlarıma eşlik etme konusunda hafif hafif arıza çıkartsa da ben aldırmıyorum ona :)
neyse bu yazıyla bu resmi nasıl bağlarım hiiiç bilemiyorum.gördüğünüz kare Guru'nun ilk hazır mama tecrübesi esnasında çekildi.sevmiş mi acaba, ne dersiniz :)
Etiketler:
içimden gelenler
11 Kasım 2012 Pazar
pullu sırt çantası
pöfff resmen baltaladım kendimi.tam postu bitirmiş, kontrol aşamasındayken bir anlık gafletle delete tuşuna tıklayınca bütüüüün post silindi gitti.bir daha o kadar lafı nerden bulacağım ben.demin höpür höpür yediğim patlamış mısırların ağzımda bıraktığı tuzlu ve acılı hisle boğuşurken üstelik...
durum böyleyken böyle...çantayı bayramın ikinci günü diktim,kurban kesimi dolayısıyla ev pek tenhaydı, aradan çıksın istedim.kaldı ki bayramlar pek öyle hareketli geçmez zaten bizde.yumurtadan çıkmış gibiyiz :)
guru asistanım çekimler esnasında yine benimleydi.artık objektifi iplemediği için hazırladıgım platformun önünde ardında fink atıp durdu.sağolacak eşim bayramdan az önce çimlere bollca gübre döktüğü için aramızdaki mayınlı bölgeden böyle karşılıklı çemkirip durduk birbirimize.
6 Kasım 2012 Salı
antika araba temalı messenger çanta (version 3)
off epey ara vermişiz yine...ehem kem kümmm ...(hemen geçiyorum bu faslı)
efendimmm işte böyle bir messenger çantamız var bugün.evvelce diktiğim kapaksız messenger çantaların kalıbıyla oynadım biraz bu formu yakalayabilmek için.fenama da gelmedi yalnız.
arka kısma irice bir cep ekledim...oğlandan da iki araba arakladım çekimler için.araba koleksiyonumuz var bizim söylemiş miydim hiç.bütçemdeki kapanmayan kara deliğin iki sebebinden biri ...
son yazılardan bu yana pek sessizleşti bizim buraları.tıpkı eski günlerdeki gibi...varsa sizin oralardan şikayetiniz deyiverin bana ,bi yazdım mı taamdır:)
eveeet bir postun daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.bu arada ben hala okula gidip çıkışımı almadım biliyor musunuz..sanki canını dişine takıp o bitmeyeceğini sandığım sınavları veren ben değilmişim gibi geliyor şimdi.son deyince aklıma bu geldi onu da sıkıştırayım araya dedim:)
kalınız selamette efendim...
21 Ekim 2012 Pazar
Küçük Prens Sırt Çantaları (cepsiz versiyonlar)
merhabalarrr...yine küçük prenslerimle geldim.bu kez yazıları kapatmamak adına cepsiz çalıştım sırt çantalarını ,boyutları da biraz daha küçülttüm.kumaştan kalan son küçük prens panosu da sahibini bulduğu için bayramdan sonra bunlardan birazcık daha küçük ve yine cepsiz olarak çalışacağım onu da.kendim için bile ayıramadım küçük prensten.en kısa zamanda yeniden istemeyi planlıyorum.kalan panoları burada görebilirsiniz
çekimleri bahçede yaptım bu kez.gördügünüz masa en az 30 yıllık.köyde depoda buldum onu.bir günümü neredeyse zımparaya ayırdım.buraya getirdigimde beyaza boyayıp eskitme teknikleri filan uygulamayı düşünmüştüm üzerinde ama zevkine güvendigim arkadaşlarım boyama ,böyle daha iyi deyince vazcaydım...
eveet dünyanın dibini delmeye çalışan komşumuz bir es verdi bu ara.bir kaç gündür ondan yana kafam rahat ama önceki zamanlarda da böyle kısa aralar oldugu için isteğine ulaştıgı konusunda ciddi endişelerim var.hoç istegine ulaşacağı zaman için de ciddi endişelerim var.magmayı filan taşırıp bizi haşlamasından çok korkuyorum.ıyyy haşlama ne kelimeeee!!!
bu duvarların da böyyyle duvar gibi durduguna bakmayın, ardında ne akrepler saklıyorlar ben bilirim:)taşındıgımızdan bu yana biri evimizde olmak üzere kaç tane siyah akrep öldürdük sayısını hatırlamıyorum.buraya taşındıgımızda ev işlerinde yardıma gelen Satı kadın onların efsunlu oldugunu söylerdi.vaktiyle arka tarafımızda oturan büyük bir din alimi onları okuyup efsunlamış dedigine göre.9 yıldır herhangi bir vukuat olmadıgına göre inanmakta bir sakınca görmüyorum.zaten görmedigim sürece aklıma bile gelmiyorlar doğrusu.alıştık böyle onlar yerin altında biz üstünde yaşayıp gidiyoruz işte,arada bir de meraklı olanları günyüzüne çıkıp bakmak istiyorlar ne yapalım:)
bu arada bayram yaklaştıgından mıdır nedir canım çikolata tadında birşeyler istiyor.az evvel evi taradım boş jelatinlerden başka bişey bulamadım.hangi ara tükettiler 3 paket çikolatayı bilemiyorum.nutellanın dibinde bile sıyır sıyır zar zor bi tatlı kaşığı çikolata bulabildim.inşllh 2.5 kiloluk bitteri de yememişlerdir bak o zaman bozuşuruz!:)bayramda profiterol yapmayı düşünüyordum.
buyrun bu da çekimler esnasında asistanlığımı yapan kirli burun.ona akrep avcısı da diyebilirsiniz:)
18 Ekim 2012 Perşembe
KÜÇÜK PRENS TEMALI SIRT ÇANTASI
beynimi tarıyorum deminden beri ama yazacak hiçbirşey bulamıyorum.eeep aynı erşey aynı :)sabah 06.45 civarı uyan, 8 gibi yollara düş, çocukları okula bırak. 8.30 gibi dön.et ,tavuk vs artık ne pişecekse artık dondurucudan çıkart..etrafa bi çekidüzen ver, bir kupa sütlü neskafe miktarı facebookta oyalan (yalnız bazen iki ölçüye çıkabiliyor bu ziyaretler)çık yukarıya kes doğra dik...arada sıkıldıgında yine facebooka uğra,iki lafın belini kır ..dikmeye devam...saat 13.00 gibi in aşağıya bi göz at..ne yenecek ne içilecek kesin olarak kararlaştır, tüm malzemeleri tezgaha yay..bu arada dışarıda yapılacak işler varsa öğle arasına onları da sıkıştır.sonra yine kes doğra dik...yine in aşağıya yemeği hazırla ocaga fırına artık ne istiyorsa ona koy...o arada paketleri hazırla adres kagıtlarını vs doldur.saat 15 gibi çık kargoya uğra ordan hoop okula..çocukları al, ekmeği al dön...ayy geçende bi ekmeksiz kaldım ayıptır söylemesi açlıktan kırılacağımı sandım evde.bizim burada öyle yakıncacık fırın bakkal filan yok.dışarıya çıkmak için ciddi anlamda ihtiyaç hasıl olması gerekiyor ama açlık bu listeye girmiyor benim gözümde.ha dur ha bekle çocukları alırken aradan çıkartırsın derken içim bayıldı.arada yedigim hurmalar dilimi dudağımı burdu,cevizler ağzımı yara etti.yine de direndim evden çıkmadan sokaklarda bayılmayacak kadar henüz pişmiş olan kurufasulye ve pilavdan yedim de tesellim düştü.
(iyiki de yazacak bişey yokmuş.neyse aylardır metro inşaatı nedeniyle güp! güp! güp! kafamızı patlatan inşaat aletlerini de başka gün kalaylarım artık.gerçekten dayanılır gibi değil.bir de üst tarafta taa 6 aydır sondaj çalışması yapan bir komşu var tabii onu da anmadan geçmeyeyim.6 ay yer delinir mi ay!sanırsın aşağı taraftan çıkmaya azmettiler.sıcak su kaynağı arıyorlarmış duyumlarıma göre.pehhhh!!!mantıgın bittiği yer bu olsa gerek(offf güya bunu başka zaman yazacaktım)aç parantez kapa parantez...bu böyle gider. .tmm kestikkkk!
birkaç ey avvel yurtdışından binbir heves getirttiğim küçük prens temalı kumaşa nihayet kıydım.gördügünüz kıyımlarımın ilkiydi.şimdi iki adet daha dikiyorum .daha makul ölçülerde:)bu oldukça büyük bir çanta oldu, sanırım daha çok bir erkek için ideal .
gördügünüz gibi cep olayına yeni bir boyut getirdim.
neyse işte böyle bizde durumlar...şimdilik hoşçakalınız...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
