14 Aralık 2010 Salı

africans çanta ve bizim evin halleri:)


benim gibi hobi aşıkları bilirler,geceler bizim için en verimli zamanlardır.bu nedenle erken uyumak gibi bir durum sözkonusu değildir bizim için.eh buna bağlı olarak sabahın erken vaktinde uyanmak da büyük  problemdir..mesela ben çoğu sabah köstebek modunda uyanırım.ilk yarım saat gözler yumuk,surat düşük,gard alınmış ,ses ayarsız...ama nadiren de olsa durum tersine döner.işte o sabahlardan biri:
-anne.anneee.anneeeeee!!!
-hı... ne!
-kalk hadi sabah oldu.
-saat kaç
-06.30
-git onbeş dakka sonra gel..
-tmm.
on beş dakika sonra;
-anne..anneeee.anneeeee!!!
-hı..ne!!!!
-kalk sabah oldu.
-saat kaç
-06.45
-hıııı.tmm.çekilebilirsin...
-nereye yaa bari referanslarıma baksaydın!!!(bunu söylerken  o kadar ciddi ki,sanırsınız dragons'den türkiye ayağına katılmış:)
-hönk!!!!:)))
canım kızım az ama öz espri yaptığı için sabahın köründe de olsa bu anı kaçırmak istemedigimden en azından gülümseyerek uyandım bu gün..



 hıı bişey daha..itiraf etmek gerekirse bloğumda acı keder dert ya da tasalarımı paylaşmayı sevmiyorum..sloganım:gülen yüz:))ama bunu paylaşmakta fayda gördüm..aslında yaklaşık bir buçuk aydır tarifi zor acılar içindeyim..benim gibi  kendisini çok dinlemeyen tipleri başkaları da dinlemiyor doğal olarak:)yıllardır belimde yuvasını kuran sevgili fıtıgım artık taşınmaya mı yayılmaya mı karar verdi bilemiyorum ama son bir buçuk aydır sol bacağımda müthiş ağrılar var...belimdeki fıtıktan şüphelensem de oralı olmamak için çok direndim ama artık günde üç tane ağrı kesiciyle iş görür hale gelince eşim duruma el koymak mecburiyetinde kaldı:)yarın doktora götürecek beni.iykkk, sevmiyorum doktora gitmeyi!!!teşhis ve tedavi aşamalarını sizinle paylaşmak istiyorum.belki benim gibi ağrı çekipte ne yapması gerektiğini araştırmaya üşenen başkaları da vardır ve belki faydası dokunur:)

                                      


tmm bizim evin hallerinden çıkıp sevgili africalı kardeşlerimize bağlansın artık konu...evvelce taslağını hatta pek çok defalar bitmiş hallerini de gördüğünüz africans takımı bu kez sevgili owl için tasarlandı ve bitti...


son olarak sevimli cadıdan minik bir taslak..


12 Aralık 2010 Pazar

vladstudiolar yeniden ve minnak şeyler


yine bir leyya bags sever için ,sevgili eda için, yeniden çalışılıyor vladstudiolar..evvelce eda için yine bazı tasarımlar yapmıştım ama hangileriydi??? biri  buuu   öteki  buuu ...ayrıca yine bir vladstuio daha ,veee başka bişeyler daha vardı sanki ama tam olarak hatırlayamıyorum:)(bunama belirtileri:)gördüklerinizi biri açık ,diğeri koyu renk denim kumaş üzerine azcık farklı kombinasyonlarla çalıştım...bir de süpürgeli cadı var yolda kiiii , nasıl şeker bişey oldu anlatamam:)aplikesi bitsin paylaşırım onu da..


yanlış hatırlamıyorsam bu iki  çanta edanın kızkardeşlerine hediyesi olacak..güle güle kullanın sevgili edanın kız kardeşleri:)


mutfakta ıvır zıvır biriktirmeyi sevmem..içeriği tüketilen plastik ,cam vs kaplar hooop köye yollanır,orada haftasonu gelen misafirler bahçeden topladıklarını bunlara koyup götürürler..böyle bir  kap sirkülasyonu var bizde..lakin geçende alt kat sakinimizde gördüğüm bu soda şişelerine pek içim ısındı..bi tane verseeeee !!!dedim, iki tane göndermiş sağolsun..şimdilerde nereye gitsem peşimden sürüklüyorum onları.mesela şu an televizyonun üzerinden bana bakıyorlar:)))


bu bardakları da geçenlerde ümraniyede bi ıvır zıvırcıda buldum..tanesi bi milyon..camları dokunsan kırılıverecek incelikte..ama olsuuun sevdim ben onları:)çay ,nescafe doldururken çat diye kırılıverecekler diye ödüm kopsa da idare ettikleri sürece onlarla keyif çatacağım artık..

ı was in london- back pack-


geldi geliyor gelecek derken gelip çattı koca kış.. dışarıdan mütemadiyen vuuuuiuuuuvvvv efektleri işitiliyor:)çamlıcada yer yer kar birikmeye başladı bile..sanırım yarın sabah bembeyaz bir güne uyanacağız:)aksini düşünmek bile istemiyorum zira cancan oğlum bu günü garfield gibi cama yapışık geçirdi..kar arttıkça sevinç çığlıkları yükseldi, azaldıkça öfke duyguları...o nedenle yarın için yumuşacık ve bembeyaz bir hava umudediyorum...


bu sırt çantasını yine taaaa yazın dikmiştim..sevgili seda için.sedacım sağolsun çantalarıma gösterdiği ilgiyle, beni hep motive etmiş, hatta kendimi geliştirme noktasında büyük katkısı olmuştur..ilk portföy çantaları (başta olur mu olmaz mı tarzında kem küm etsem de :)onun arzusu doğrultusunda dikmiştim...sonra portföyler gelişip clutch çantalara dönüştüler...bu yaz yine denemedigim bir şey , bir sırt çantası istediğini söylediginde ben yine  kem küm moduma girmek üzereyken bana porföylerin hikayesini hatırlattı..eh peki deneyelim bakalım derken sonuçtan bayağı bi endişeliydim aslında..sırt çantası nireee, portföy nire:)

                                 

yazlıkta olunca örnek ve materyal bulmak biraz sıkıntı...kızımın sırt  çantasına bi iki bakış attım ama ,ı ıh.. benim için fazla alengirliydi...en nihayet evde bıraktığım kendi sırt çantamı hayalimde evirdim..çevirdim...hayalimde kalıplara ayırdım..hayalimde ölçülendirdim...sonra bu hayalleri elimdeki kumaşa uyguladım.bi baktım ,çanta kucağımda:)))


saplarda çuvalladım biraz:)yazın o sıcak günlerinde eminönüne gidip ayarlanabilir saplar yapmak için gerekli  aparatları almak zordu çünkü..



sonuç olarak;iyi ki seni dinlemişim sedacım:))

8 Aralık 2010 Çarşamba

clutch gotic


gotik yazı karakterleriyle ve ortaçağa has figürlerle desenlendirilmiş ithal kumaştan bir clutch daha...elde taşımak için uygun boyutta.ebatlar :genişlik 32 yükseklik 22 cm civarı.(arzu edildigi takdride belirtilen ebatta sap eklenebilir)

üstte makro detay altta iç görünüm.bu gün uzun uzadıya yazamıyorum.kafanız dinlensin eccük:))africans ilerliyor bu arada..onun ardından vladstudio çalışılacak ,sonra da süpürgeli bir cadı kiiii çok şeker bi cadı olacak:))


fiyat aralık ayı boyunca 40 tl

6 Aralık 2010 Pazartesi

dokunulmaz günler...



hani bazı günler vardır...dokunulmazlık istersiniz de ortam gereği bunu ifade etmekten kaçınırsınız...ya da  dikenlerinizi çıkarmışsınızdır da , alenen batıracak adam arasınız etrafınızda..itinayla adam kaşıma modunuzda ve ya  birilerine gözdağı verme çabasındasınızdır...hiç biri değilse de esprili bir gününüzdesinizdir:)işte bu clutch çantalar tam da o günler için:))


satıcı görür görmez ilgimi çeken bu  kestane balıklarının (bu adı onlara eşim verdi:), vakko tasarımı ve üretimi oldugunu söylediğinde şaşırdım. kumaşlarla o kadar içli dışlı olmama rağmen vakkonun kumaş tasarımı ve  üretimi yaptıgını hiç duymamıştım..(sanırım bu bilmezliğimi markalara karşı kayıtsızlığıma bağlayabiliriz:)..hatta içimden bir tür pazarlama raconu olabilir!!dedimdi satın alırken..sonrasında internette küçük çaplı bir araştırma yapınca yanıldığımı anladım..aman en kötü yanılgım böyle olsun:))zaten sağolayım ben hep gider böyle  maliyeti yüksek janjanı az şeyleri beğenir ,sonra da çevremden 'ay sen buna mı bu kadar para verdin!!!hay Allah seni n'apsın!!!'bant kaydını dinlerim...işte siz blogger arkadaşlarımı  sevmem için bir neden daha..hiç biriniz bigüne bi gün''ama leyya şunun da şurası şöyle olmuş ''demediniz...sizi ne kadar sevdiğimi daha evvel söylemiş miydim blogger arkadaşlarım:)


 tmm ..olayın duygusal boyutuna  da vurgu yaptıktan sonra devam...kumaşları evvelce de denediğim gibi çift yönlü kombinledim.bi defa çantaların duruşlarını çok begendim...kumaşın dokusuyla çantanın formu çok uyuştu .kimi zaman çok güzel dikilmiş bir çantadan hiç de iyi resimler almak mümkün olmuyor.kumaşın katı ,kıvrımı ,kesimi ,deseni ,olduğundan çok farklı gösteriyor tasarımı.mesela çok severek çalıştıgım haritalı kumaşım güzelliğini resme yansıtmadı bir türlü...belki yüzlerce poz çektim ama ı ıh...oysa bunlar çok kaprissizdiler bu konuda.bir iki çekimde istediğimi aldım:)(bugün de amma yazdım haa:))

bu da siyah ağırlıklı bir kombin..astara kıyamaya kıyamaya kırmızı puantiyelerimi kullandım..neyseki menbaı bende:))

aralık ayı boyunca her birinin  fiyatı 30 tl